Mektup Yazımıyla Duygusal Farkındalık Hedefleniyor
Mudanya Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cansu Selin Yurtseven, terapilerde sıklıkla başvurulan mektup metodunu sosyal hayata entegre ederek “Geleceğe Mektup” projesini hayata geçirdi. Bir kafe ortamında uygulanan bu çalışma, katılımcıların kendilerine ya da sevdiklerine yazdıkları mektupları yıllar sonra teslim alarak kendi geçmişleriyle yüzleşmelerini hedefliyor.
Mudanya Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Cansu Selin Yurtseven, projede kullanılan tekniğin klinik uygulamalardaki önemine değindi. Terapilerde uygulanan mektup yönteminin, bireylerin içsel dünyasını anlamlandırmasına ve hedeflerine yönelik somut adımlar atmasına katkı sunduğunu ifade eden Yurtseven, bu geleneksel yöntemi günümüz dijital çağında yeniden canlandırmayı amaçladıklarını belirtti.
Kafede oluşturulan özel köşede, üzerinde tarihlerin yer aldı raflar bulunuyor. Etkinliğe katılmak isteyen kişilere sunulan özel mektup setleriyle başlayan süreçte, katılımcılar gelecekteki kendilerine 1, 3 veya 5 yıl sonrası için mesajlar kaleme alıyor. Kalem, kağıt ve pullarla hazırlanan bu mektuplar, renkli mühürlerin eritilerek zarfa basılmasıyla mühürleniyor. Ardından hazırlanan zarflar, ilgili dönemlerin yer aldığı kutulara bırakılıyor ve belirlenen tarihe kadar güvenle muhafaza ediliyor.
Zamanı Geldiğinde Adreslerine Postalanıyor
Belirlenen süre sona erdiğinde mektuplar sahiplerinin adreslerine postalanıyor. Bireylerin günlük yaşam koşturmacası içinde kendilerini ihmal ettiklerini vurgulayan Dr. Yurtseven, bu uygulamanın kişilere kendileriyle bağ kurma ve iç dünyalarını analiz etme şansı sunduğunu dile getirdi. Yazma eyleminin, zihindeki soyut düşünceleri somutlaştırarak harekete geçmeyi kolaylaştırdığını belirtti.
Projeye Fotoğraf Detayı da Eklendi
İlk etapta bireysel farkındalık amacıyla kurgulanan proje, katılımcıların talepleri doğrultusunda genişledi. Ebeveynlerin çocuklarına, hastaların ise iyileşme süreçlerinin sonrasına hitaben yazdığı mektuplarla zenginleşen sürece, anlık çekilen fotoğraflar da dahil edildi. Katılımcılar mektuplarına o anki fotoğraflarını ekleyerek yıllar sonra hem fiziksel hem de duygusal değişimlerini görme imkanı elde ediyor.
Türkiye’de konsept açısından bir ilk olan bu çalışmanın ilerleyen süreçte akademik araştırmalara konu olabileceğini aktaran Dr. Cansu Selin Yurtseven, öncelikli hedeflerinin bilimsel veri toplamak değil, psikolojik destek mekanizmalarını sosyal yaşamın bir parçası haline getirerek herkes için erişilebilir kılmak olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: Hürriyet





