MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Çağla Tuğaltay davasında kritik hamle: Mezar açıldı

İstanbul’un kalbi Şişli Fulya’da, 2000 yılının Haziran ayında yaşanan o karanlık öğleden sonranın üzerinden tam 24 yıl geçti. Lise öğrencisi Çağla Tuğaltay’ın henüz 15 yaşındayken evinde vahşice katledilmesi, Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Faili meçhul kalan bu dosyada bugün adaletin tecellisi için sessiz ama derinden bir adım daha atıldı.

Geçmişin İzleri Mezar Başında Arandı

Tuğaltay ailesinin bitmek bilmeyen adalet arayışı, soruşturmanın seyrini değiştirecek bir noktaya evrildi. Ailenin talebiyle, cinayetin işlendiği dönemde ailenin yakın komşusu olan ve geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden dört kişi hakkında ‘fethi kabir’ işlemi yapılmasına karar verildi. Bu kapsamda ekipler, ilk olarak Lütfi Şerbetçi’nin mezarı başında toplandı.

Şerbetçi’nin mezarı, oldukça hüzünlü ve düşündürücü bir detayla karşımıza çıktı. 2023 yılında vefat eden Şerbetçi’nin, mezar taşında isminin bile yazılmadığı, 376 numaralı bir ‘kimsesizler mezarına’ defnedildiği anlaşıldı. Mezarın açılması işlemi sırasında Cumhuriyet Savcısı, adli tıp uzmanları ve cinayet büro amirliği ekipleri hazır bulundu.

DNA Örnekleri 24 Yıllık Karanlığı Aydınlatabilir

Adli tıp ekipleri, mezardan alınan kemik ve diş örneklerini titizlikle incelemek üzere muhafaza altına aldı. Bu örneklerden elde edilecek DNA profillerinin, Çağla Tuğaltay’ın tırnakları arasında veya olay yerinde bulunan yabancı DNA örnekleriyle eşleşip eşleşmeyeceği büyük bir merak konusu. Modern teknolojinin sağladığı imkanlar, yirmi yılı aşkın süredir çözülemeyen bu gizemin anahtarı olabilir.

Uzun yıllar boyunca zaman aşımı tehlikesiyle karşı karşıya kalan dosya, adli makamların ve ailenin direnciyle açık tutulmuştu. Fulya’da o gün okuldan eve dönen bir gencin hayallerinin yarım kalması, sadece bir ailenin değil, tüm toplumun ortak acısı haline gelmişti. Bugün gerçekleştirilen bu işlem, hukukun pençesinin ne kadar uzun olabileceğini ve adaletin geç de olsa yerini bulabileceğine dair umutları yeşertiyor.

Kimsesiz Mezarlar ve Çözülmeyi Bekleyen Sırlar

Lütfi Şerbetçi’nin yanı sıra ailenin işaret ettiği diğer üç isim üzerindeki incelemelerin de titizlikle sürdürüleceği öğrenildi. Soruşturmanın bu aşamasında, sadece biyolojik kanıtlar değil, o dönemdeki komşuluk ilişkileri ve olay günü yaşanan tanıklıklar da yeniden süzgeçten geçiriliyor. Emniyet güçleri, kriminal ekipler ve yargı mensupları, sessiz kalan tanıkların veya gizlenen delillerin bu fethi kabir işlemleriyle gün yüzüne çıkmasını bekliyor.

Çağla Tuğaltay cinayeti, Türkiye’deki faili meçhul dosyalar arasında simgeleşmiş bir yere sahip. 5 Haziran 2000’de duran saatlerin yeniden çalışması için bilim ve hukukun iş birliği, belki de çeyrek asırlık bu sessizliği bozacak. Adli tıp kurumundan gelecek sonuçlar, davanın seyrini ya tamamen değiştirecek ya da yeni soru işaretlerini beraberinde getirecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir