Sokak Arasındaki Vahşet: Buca Yine Barut Koktu
İzmir’in Buca ilçesi, Çamlıpınar Mahallesi… Eskiden komşuluğun, huzurun merkezi olan bu dar sokaklar artık ne yazık ki siren sesleriyle ve kadın cinayetleriyle anılıyor. Dün gece saat 21.30 sularında 3 katlı bir binanın zemin katından gelen o tek el silah sesi, sadece bir mahallenin sessizliğini bozmadı; bir annenin yaşamını, iki küçük çocuğun ise tüm geleceğini elinden aldı. Nurcan Çubuk, henüz belirlenemeyen -ve aslında hiçbir zaman geçerli bir sebebi olamayacak olan- bir tartışma sonrası, hayatını paylaştığı adam tarafından boğazından vurularak hayattan koparıldı.
Tartışma Değil İnfaz: Boğazına Nişan Aldı
Olayın detayları her zamanki gibi ‘aile içi tartışma’ kılıfına sokulmaya çalışılsa da gerçek ortada: Bir kadın daha en güvenli hissetmesi gereken yerde, evinde infaz edildi. Ç.Ç. isimli şahıs ile eşi Nurcan Çubuk arasında başlayan sözlü münakaşa, kısa sürede şiddete evrildi. Öfkesini kontrol edemeyen ve elindeki ateşli silahla terör estiren zanlı, eşinin boğazına ateş ederek onu kanlar içinde bıraktı. Komşuların ihbarıyla olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı tüm müdahaleler sonuçsuz kaldı; talihsiz kadın olay yerinde can verdi. Şimdi soruyoruz: Bu kontrolsüz şiddet ve her köşe başında kolayca ulaşılabilen o silahlar evlerimize kadar nasıl bu kadar rahat girebiliyor?
Şehrin Göbeğinde Güvensizlik: İki Çocuk Öksüz Kaldı
Haber metinlerinde ‘iki çocuk annesi’ diye geçip giden o ifade, aslında toplumsal bir enkazın, bitmek bilmeyen bir travmanın özeti. O çocuklar artık her siren sesinde, her sert kapı kapanışında o dehşet gecesini hatırlayacak. Bir baba katil, bir anne ise kurban… Kent editörü olarak söylüyorum; bu sadece bir asayiş vakası değil, kentin sosyolojik dokusunun ve güvenlik algısının yerle bir olduğunun kanıtıdır. İzmir gibi bir metropolde, bir mahalle sakini evinde otururken yan komşusunun ölümüne şahitlik ediyorsa, kimse bana ‘huzurdan’ bahsetmesin.
Katil Zanlısı Karabağlar’da Kıskıvrak Yakalandı
Cinayeti işledikten sonra karanlıktan faydalanıp kaçan Ç.Ç., polisin titiz çalışması sonucu fazla uzaklaşamadan Karabağlar ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılan Nurcan Çubuk’un cansız bedeni ise otopsi işlemlerinin ardından toprağa verilecek. Zanlı adalet önünde hesap verecek belki ama giden canı geri getirmeyecek, o çocukların parçalanmış hayatlarını onarmayacak. Buca’daki bu vahşet, bireysel bir cinnet hali değil; cehaletin, denetimsizliğin ve ‘kadın yaşamına’ kastedilen o karanlık zihniyetin bir sonucudur. Soruşturma derinleşerek devam ediyor ancak toplumun sinir uçları bir kez daha ağır bir darbe aldı.






