Cami İçinde Akılalmaz Sloganlı Bayrak Açtılar
İstanbul’un kalbinde, inanç turizminin en önemli merkezlerinden birinde kan donduran bir provokasyona imza atıldı. İbadetlerini gerçekleştiren vatandaşların ve huzur içinde mekanı ziyaret eden turistlerin şaşkın bakışları arasında, iki şahıs ellerindeki bayrakla büyük bir skandal başlattı. Üzerinde ‘Ya Ortodoks ol ya da öl’ yazılı fanatik bir slogan bulunan bayrağı açan şahıslar, sadece bununla da yetinmeyerek çevredeki diğer turistleri de bu provokatif eyleme dahil etmeye çalıştı. Olayın vahametini fark eden güvenlik güçleri saniyeler içinde duruma el koyarak kaosu büyümeden engelledi.
Polis Ekiplerinden Nefes Kesen Müdahale
Emniyet güçlerinin titiz takibi sonucunda kıskıvrak yakalanan şahısların kimlikleri kısa sürede belirlendi. 42 yaşındaki Konstantinos Mazi ve 35 yaşındaki Emmanouil Michel isimli turistler, cami içerisinde sergiledikleri bu saldırgan tutum nedeniyle anında gözaltına alındı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, şahıslar ellerindeki nefret içerikli bayrakla fotoğraflar çektirip sosyal medyada infial yaratacak bir içerik üretme peşindeydi. Ancak Türk polisinin dikkati, bu tehlikeli planı daha başlamadan bitirdi. Şahıslar, ellerindeki suç aleti bayrakla birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Mahkemeden Emsal Karar: İkisi de Cezaevinde
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen Mazi ve Michel, savcılık sorgusunda yaptıklarını savunmaya çalışsa da Türk yargısı bu provokasyona geçit vermedi. Nöbetçi hakimlik karşısına çıkarılan iki turist, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu karar, kutsal mekanlarda toplumsal huzuru bozmaya yeltenen ve inanç özgürlüğüne doğrudan saldırı düzenleyen odaklara karşı net bir mesaj niteliği taşıyor.
Toplumsal Barışa Saldırı Kabul Edilemez
Müslümanların kutsal mekanında başka bir inancı şiddet diliyle dayatan bu sloganın açılması, sadece bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda uluslararası hukukta nefret suçu kapsamına giren bir saldırı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür bireysel görünümlü eylemlerin aslında çok daha derin provokasyonların bir parçası olabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin hoşgörü iklimini hedef alan bu tür girişimlere karşı yargının verdiği tutuklama kararı, kamuoyunda da büyük destek gördü. Benzer hadiselerin yaşanmaması için tarihi camiler ve ibadethanelerdeki güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı öğrenildi.






