Türkiye’nin modern tarihindeki en büyük sınavlarından biri olan 6 Şubat 2023 depremleri, sadece binaları değil, milyonlarca hayatın akışını da derinden sarstı. Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki sarsıntıların üzerinden geçen zaman, bir yas sürecinden öte, kolektif bir ayağa kalkış hikâyesine dönüştü. 108 bin kilometrekarelik bir coğrafyada 14 milyon insanı doğrudan etkileyen ve 53 bin 697 vatandaşımızın yitirildiği o karanlık sabahın ardından, devletin tüm mekanizmaları ‘Asrın İnşa Seferberliği’ adı altında devasa bir rehabilitasyon sürecini başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı ‘Bu Başarı Türkiye’nin’ adlı film, aslında bu zorlu sürecin mimari ve insani boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Felaketin İzlerini Silen Modern Şehirleşme Hamlesi
Depremin henüz 15. gününde, enkaz kaldırma çalışmaları sürerken ilk köy konutlarının temellerinin atılması, Türkiye’nin kriz yönetimi kapasitesinin önemli bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. TOKİ, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve İLBANK gibi kurumların eşgüdümünde yürütülen projeler, sadece birer barınma alanı değil, aynı zamanda depremzede vatandaşların hayata tutunacağı güvenli limanlar olarak tasarlandı. Uzmanların görüşüne göre, bu denli geniş bir alanda 455 bin bağımsız bölümün üç yıl gibi kısa bir sürede tamamlanması, dünya şehircilik tarihi açısından da eşine az rastlanır bir lojistik başarıyı temsil ediyor. Sosyolojik açıdan bakıldığında, evin teslimi sadece fiziksel bir yerleşim değil, bireyin toplumsal güven duygusunun yeniden inşası anlamına geliyor. 27 Aralık 2025 tarihinde Hatay’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen son anahtar teslim töreni, bu büyük seferberliğin sembolik finali oldu.
Sanat ve Spor Dünyası Büyük Dayanışmanın Sesi Oldu
Hazırlanan ‘Bu Başarı Türkiye’nin’ filmi, rakamların ötesindeki insan hikâyelerine odaklanarak toplumsal bir empati köprüsü kuruyor. Filmde, depremin ilk anlarından itibaren bölgeyle bağını koparmayan Volkan Demirel’den Orhan Gencebay’a, Arda Türkmen’den Demet Akalın’a kadar pek çok tanınmış sima, gerçek afet konutlarında depremzedelerle bir araya geliyor. Sanat ve spor dünyasının bu sürece dahil olması, toplumsal travmanın atlatılmasında ‘birliktelik’ duygusunun ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bakan Murat Kurum’un ifadesiyle ‘yeniden kurulan şehirler ve yeniden başlayan hayatlar’, sadece betonarme yapılardan ibaret değil; içinde çocukların koşturduğu halı sahaları, yeni kurulan dükkanları ve tüten bacalarıyla yaşayan bir organizmayı temsil ediyor. #TürkiyeminGücüneBak etiketiyle paylaşılan bu eser, 11 ilimizde yükselen 455 bin konutun ardındaki alın terini ve milli dayanışma ruhunu gelecek nesillere aktaran bir hafıza kaydı niteliği taşıyor.






