Bir Günlük Mesaiyle Servet Topladı
Eskişehir’in en hareketli noktalarından biri olan Odunpazarı’nda yaşananlar, sokaktaki yardımseverlik duygusunun nasıl bir sektöre dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Odunpazarı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan rutin denetimler sırasında, hareketlerinden şüphelenilen Y.G. isimli şahıs takibe alındı. Sivil ekiplerin dikkati sayesinde suçüstü yakalanan şahsın üzerinden çıkan para, sadece zabıtayı değil, haberi duyan tüm vatandaşları hayrete düşürdü. Bir insanın alın teriyle haftalarca çalışıp kazanamadığı rakamı, Y.G. sadece bir gün içinde sokaklarda ‘toplamayı’ başardı.
Niğde’den Eskişehir’e ‘Hasılat’ Turu
Yapılan detaylı incelemeler, bu işin artık profesyonel bir ‘iş gezisi’ haline geldiğini kanıtlıyor. Niğde’den yola çıkarak farklı illeri gezen ve her durakta benzer yöntemlerle para toplayan Y.G.’nin üzerinden tam 30 bin 200 lira nakit para çıktı. Bu rakam, Türkiye’deki mevcut ekonomik şartlar altında milyonlarca çalışanın bir ay boyunca sabah sekiz akşam altı mesai yaparak kazandığı asgari ücretin neredeyse iki katına tekabül ediyor. Vatandaşın geçim derdiyle boğuştuğu, marketteki etiketi hesapladığı bir dönemde, duygu sömürüsü üzerinden elde edilen bu haksız kazanç, sokağın görünmeyen acı bir ekonomik tablosudur.
Sokaktaki Paralel Ekonomi: Vergisiz ve Zahmetsiz
Olay sadece bir dilencinin yakalanması değil, aslında kontrolsüz büyüyen bir ‘kayıt dışı ekonomi’ meselesidir. Hiçbir vergi ödemeden, dükkan kirası derdi olmadan ve en önemlisi katma değer üretmeden elde edilen 30 bin liralık günlük ciro, dürüst esnafın ve emekçinin belini büken adaletsizliğin zirvesidir. Profesyonel dilenciler, vatandaşın merhamet duygusunu birer kazanç kapısı olarak görüyor. Şehrin en kalabalık yerlerini mesken tutan bu kişiler, adeta birer ‘serbest bölge’ çalışanı gibi hareket ederek gün sonunda cebini doldurup başka bir şehre geçiş yapıyor.
Kabahatler Kanunu ve Caydırıcılık Sorunu
Zabıta ekipleri tarafından el konulan 30 bin 200 lira, kamu mülkiyetine geçirilmek üzere muhafaza altına alındı. Şahsa ise Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandı. Ancak burada asıl dikkat çekilmesi gereken nokta, uygulanan cezaların bu denli yüksek kazançlar karşısında ne kadar caydırıcı olduğudur. Günlük 30 bin lira kazanan bir kişi için birkaç yüz liralık para cezası, sadece küçük bir ‘işletme gideri’ hükmündedir. Ekonomik dengelerin bu kadar sarsıldığı bir ortamda, vatandaşların gerçek ihtiyaç sahipleriyle bu tarz ‘meslek erbabı’ dilencileri birbirinden ayırması, bu haksız kazanç döngüsünü kırmak için en büyük silahtır.






