MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Anzak Koyu’nda Duygusal Gece: Şafak Bekleyişi Başladı

Ecdadın İzinde 111 Yıllık Büyük Vefa

Çanakkale’nin o keskin ayazı Gelibolu sırtlarında kendini hissettirirken, Tarihi Yarımada bugün yine dünyanın öbür ucundan gelen misafirleri ağırlıyor. Dile kolay, tam 111 yıl geçti o büyük fırtınanın üzerinden. Avustralya ve Yeni Zelanda’dan yollara düşen torunlar, atalarının kan döktüğü, can verdiği topraklara birer birer ayak bastı. Şehir merkezinden kalkan servisler gece yarısı Anzak Koyu’na ulaştığında, havada sadece hüzün ve büyük bir saygı vardı. Bu insanlar buraya sadece turist olarak gelmiyor; adeta bir ruhu, bir tarihi yeniden yaşamak için uykularından vazgeçiyorlar.

Bir Uyku Tulumu Bir Battaniye: Ataların Çilesine Ortak Olmak

Anzak Koyu’na ulaşan kalabalık, sadece bir törene katılmaya gelmemiş; adeta bir zaman yolculuğuna çıkmış gibi görünüyor. Gece karanlığında uyku tulumlarına giren, battaniyelerine sarılan binlerce insan, saatler sonra gerçekleşecek olan “Şafak Ayini” için sabırla beklemeye koyuldu. Bu bekleyiş sıradan bir bekleyiş değil. O soğukta titrerken, 1915’in o karanlık gecesinde bu kıyılara çıkan gencecik askerlerin ne hissettiğini anlamaya çalışıyorlar. Dev ekranlardan yansıyan belgesel görüntüleri, siperlerdeki o zorlu yaşamı gözler önüne sererken, koydaki sessizliği sadece rüzgarın uğultusu ve uzaklardan gelen dalga sesleri bozuyor.

“Büyükbabamın Bastığı Yerlerdeyim”

Tören alanında konuştuğumuz Jennifer Olver, duygularını gizleyemiyor. Avustralya’nın Adelaide kentinden buraya gelmiş. Büyükbabası bu topraklarda bizzat savaşmış bir asker. Jennifer, “Burada olmak, çoğu Avustralyalının ömründe bir kez yaşamak istediği bir duygu. Büyükbabamın durduğu yerlerde durmak, onun soluduğu havayı solumak gerçekten tüylerimi diken diken ediyor” diyor. Bu topraklar artık onlar için sadece bir savaş alanı değil, bir hüzün ve vefa borcu mekanı haline gelmiş. Avustralya’da Anzak Günü’ne olan ilginin her geçen yıl azalmak yerine daha da arttığını söyleyen Jennifer, bu bağın asla kopmayacağını vurguluyor.

Gelibolu: Düşmanlığın Dostluğa Evrildiği Tek Yer

Sydney’den gelen Christine Glass ise bu günün Avustralya tarihi için en kritik dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Battaniyesine sarılmış şafağı beklerken kurduğu empati, aslında tüm katılımcıların ortak hissi. Atalarının maruz kaldığı o ağır şartları, o çaresizliği ve ardından gelen cesareti yerinde görmek, bu insanların hafızalarına kazınıyor. Anzak kelimesi, Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu (Australian and New Zealand Army Corps) kelimelerinin baş harflerinden doğsa da, bugün Gelibolu’da bu kelime “barış” ve “kardeşlik” ile eş anlamlı hale gelmiş durumda.

1915 sabahı ilk mermilerin patladığı o kıyılarda, şimdi sadece dualar ve barış dilekleri yükseliyor. Bu yıl 111. yılı anılan törenler, savaşın sadece acı değil, aynı zamanda birbirini hiç tanımayan milletler arasında nasıl kopmaz bir bağ kurabileceğini tüm dünyaya bir kez daha gösteriyor. Şafak vakti sökecek olan ilk ışıklarla birlikte, Anzak torunları yine sessizce denize bakacak ve belki de 111 yıl önceki o çocukların hikayelerini yüreklerinde hissedecekler. Sokaktaki insanın buradaki sessiz saygıya duyduğu ilgi, Çanakkale ruhunun ne kadar evrensel olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir