Toplumun Görünmez Kahramanlarına Selam
Hafta sonunun o duygusal yoğunluğu geride kaldı ama Ankara’dan gelen mesajların yankısı hala taze. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Anneler Günü vesilesiyle öyle sıradan, protokol icabı bir kutlama yapıp geçmediler. İşin ucu, toplumun en büyük kalesi olan aileye ve o kalenin tek hakimi olan annelere dokunuyor. Biz burada her gün rakamlarla, bütçe dengeleriyle boğuşurken aslında şunu unutuyoruz: Bu ülkenin en büyük sosyal sigortası annelerin karşılıksız emeğidir. Erdoğan’ın mesajında ‘toplumun temel direği’ vurgusu yapması, sadece manevi bir taltif değil, aynı zamanda devletin bu yapıya verdiği stratejik önemin de bir göstergesidir.
Refah ve Türkiye Yüzyılı Hedefi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajındaki ‘refah ve huzur’ vurgusunun altını kalınca çizmek lazım. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ düsturunu şiar edinen bir gelenekten bahsederken, bu kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki konumlarının güçlendirilmesi, Türkiye Yüzyılı idealinin de yakıtı olacak gibi duruyor. Bir annenin huzurlu olduğu bir evde yetişen nesil, geleceğin ekonomisini, teknolojisini ve kültürünü sırtlayacak asıl güçtür. Erdoğan, annelerin gayretlerini ‘baş tacı’ olarak nitelerken, önümüzdeki dönemde aile odaklı politikaların ve annelerin yaşam standartlarını artıracak hamlelerin sinyalini de vermiş oldu. Bu, sadece bir gün hatırlanmak değil, ömür boyu hakkın teslim edilmesi meselesidir.
Emine Erdoğan’dan ‘Işık’ Vurgusu ve Küresel Mesaj
Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan ise meseleye daha geniş, daha kalbi ama bir o kadar da sarsıcı bir pencereden yaklaştı. ‘Anneler varsa karanlık yoktur’ ifadesi, anneliğin sadece biyolojik bir durum değil, toplumu ayakta tutan bir meşale olduğunu hatırlatıyor. Özellikle şehit annelerine ve evlat hasretiyle yanan Diyarbakır annelerine selam göndermesi, bu ülkenin vicdan yükünü taşıyan kadınlara verilen büyük bir değerdir. Emine Hanım, sınırları aşarak Filistinli annelerin acısını da gündeme getirdi. Bugün dünyanın neresinde bir yangın varsa, o yangını söndürecek şefkat yine annelerden geliyor. Bu duruş, Türkiye’nin mazlumun yanındaki anne şefkatini dünyaya haykırması açısından mühim.
Görünmeyen Faturayı Anneler Ödüyor
Gelelim işin mutfak tarafına… Biz burada enflasyon sepetini, piyasa dengelerini konuşurken, o rakamların hayat bulduğu yer annelerin tenceresidir. Piyasada ne fırtına koparsa kopsun, o sofrayı kuran, o bütçeyi iğneyle kuyu kazar gibi yöneten ve ailesini ayakta tutan annelerdir. Emine Erdoğan’ın ‘mucize koruyucu’ tanımı tam da burada devreye giriyor. Devletin zirvesinden gelen bu mesajlar, annelerin bu devasa ama ‘faturasız’ emeğinin farkında olunduğunu gösteriyor. Sadece özel günlerde değil, yılın 365 günü bu emeğin kıymetini bilmek, aslında ülkenin geleceğine yatırım yapmaktır. Ahirete irtihal eden annelerimizi rahmetle anarken, hayatta olanların kıymetini sadece sözle değil, onlara daha müreffeh bir yaşam sunarak bilmek zorundayız.






