MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

AK Parti’den Özgür Özel’e ‘Netanyahu’ Tepkisi

Siyasette Filistin Hattında Sert Rüzgarlar

Ankara kulisleri bugün AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in zehir zemberek açıklamalarıyla hareketlendi. Siyasetin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, bazen bir cümlenin tüm stratejiyi altüst edebileceğini bir kez daha görüyoruz. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son dönemdeki çıkışları, iktidar cephesinde bardağı taşıran son damla oldu. Ömer Çelik’in doğrudan Özel’i hedef alan sözleri, sadece bir polemik değil, aynı zamanda bir siyasi konumlandırma mücadelesi olarak okunmalı.

Netanyahu Benzetmesi Krizin Fitilini Ateşledi

Meselenin özü aslında çok net: Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanı Erdoğanı İsrail Başbakanı Netanyahu ile aynı cümlede kullanması siyasi bir patlama yarattı. Çelik bu durumu “siyasi zavallılık” olarak nitelendiriyor. Analitik bir gözle bakarsak, AK Parti’nin en güçlü olduğu ve seçmenini en kolay konsolide ettiği ‘Filistin davası’ üzerinden gelen bu saldırı, iktidar kanadında en üst perdeden karşılık bulmak zorundaydı. Çelik’in ifadeleri, bu stratejik savunmanın bir parçası olarak kayıtlara geçti.

Hamas ve Terör Tartışmasında Yeni Safha

Tartışma sadece bir benzetmeyle sınırlı kalmıyor. Ömer Çelik, Özel’in Hamas’a yönelik tutumunu ve geçmişteki “Filistinli çocuklara İsrailli diyen” açıklamalarını da yeniden gündeme taşıdı. İşte burada siyasetin sert yüzü devreye giriyor. AK Parti, CHP’yi Filistin konusunda “şuursuzlukla” suçlarken aslında bir saf belirleme operasyonu yürütüyor. Muhalefetin dış politika söylemlerindeki bu tür gedikler, iktidar tarafından tam da bu noktalardan büyütülüyor.

Gazze ve Batı şeria Üzerinden Meydan Okuma

Ömer Çelik’in “Gitsin bu cümleleri Gazze’de, Kudüs’te kursun” meydan okuması, saha siyasetinin bir yansıması. Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunu ve Cumhurbaşkanı’nın Filistin halkı nezdindeki kredisini hatırlatan bu çıkış, muhalefeti ‘halktan ve bölge gerçeklerinden kopuk’ gösterme amacını taşıyor. Verilere ve toplumsal eğilimlere baktışımızda, Filistin meselesinin Türk seçmeni üzerindeki duygusal ağırlığı her zaman belirleyici bir faktör olmuştur.

Siyasi Retoriğin Sertleşmesi Ne Anlama Geliyor?

Karşımızda sadece basit bir söz düellosu yok; 2026 yılının siyasi atmosferinde kimin ‘milli ve manevi hassasiyetleri’ daha iyi temsil ettiğine dair büyük bir kavgaya tanıklık ediyoruz. AK Parti bu alanda kalesini tahkim ederken, CHP’nin attığı bu riskli adımların sandıkta nasıl bir maliyet yaratacağını zaman gösterecek. Ancak şu anki tablo, iktidar sözcüleri için bu tür hata ve açıklamaların vazgeçilmez bir koz olduğunu gösteriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir