Dijital İzlerle Gelen Planlı Cinayet
Ankara koridorlarında her gün binlerce dosya döner ama bazıları adaletin o soğuk yüzünü daha derinden hissettirir. Adana’nın Seyhan ilçesinde yaşanan ve ilk bakışta sıradan bir asayiş olayı gibi duran Yusuf Çelik cinayetinde, soruşturma derinleştikçe dijital dünyanın karanlık yüzü gün yüzüne çıkmaya başladı. Bir PVC ustasının, sadece bir ‘konum’ mesajıyla hedef haline getirilmesi, büyükşehirlerdeki güvenlik bürokrasisini de alarma geçiren cinsten bir detay. 3 Mart günü Mıdık Mahallesi’nde meydana gelen bu trajik olay, teknoloji ile suçun nasıl iç içe geçtiğini acı bir şekilde gösterdi.
Konum Atıp Ölüme Gönderdiler
Zanlı H.H.’nin savcılıktaki son ifadeleri, dosyanın seyrini tamamen değiştirecek nitelikte. Önceki ifadelerinde kurbanın kendisine küfrettiğini iddia eden zanlı, bu kez kartlarını açık oynayarak bir azmettiriciden bahsetti. Soruşturma dosyasındaki en sarsıcı bilgi ise zanlıların cinayet adresine elleriyle koymuş gibi gitmelerini sağlayan Google Haritalar konumu oldu. Hedefini tanımayan, sadece kendisine gönderilen bir fotoğraf ve bir dijital konum üzerinden harekete geçen zanlı, aslında modern suç dünyasının nasıl bir ‘hizmet’ sektörüne dönüştüğünü de kanıtlıyor. Sosyal medyadan kurbanın fotoğrafını görüp, telefonundaki harita uygulamasına basarak cinayet mahalli yoluna düşmek, hukuki açıdan ‘tasarlayarak öldürme’ suçunun en somut delillerinden biri olarak görülüyor.
‘Korkutmak İstemiştim’ Savunması Yeterli mi?
Zanlı H.H., ifadesinde kendisini azmettirdiğini iddia ettiği M.S.A. tarafından ölümle tehdit edildiğini öne sürdü. ‘Onu vurmazsam beni öldüreceğini söyledi’ diyerek bir ‘mecburiyet’ tablosu çizen zanlı, amacının sadece ayaklarından vurup korkutmak olduğunu iddia ediyor. Ancak emniyet çevrelerinden aldığımız bilgiler, rastgele ateş açma savunmasının genellikle cezayı hafifletmeye yönelik klasik bir yöntem olduğunu hatırlatıyor. Zanlı, silahın kendisine verildiğini ve ‘Yusuf dükkanda’ haberiyle tetik düşürdüğünü anlatırken, aslında sistemli bir infaz mekanizmasının dişlisi olduğunu da itiraf etmiş oluyor.
Görümce İddiası ve Firari Azmettirici
Olayın arka planındaki sis perdesi sadece tetikçi ifadeleriyle de sınırlı değil. Hayatını kaybeden Yusuf Çelik’in eşi Kadriye Çelik’in iddiaları, namlunun ucundaki husumetin ailevi kökenleri olduğuna işaret ediyor. Boşanma aşamasındaki bir görümce ve aile içi çatışmaların bu cinayete zemin hazırladığı iddiası, dosyanın en hassas noktasını oluşturuyor. Şu an polis, her yerde olayda kilit rol oynayan ve azmettirici olduğu öne sürülen M.S.A.’yı arıyor. Firari şüphelinin yakalanması, sadece bu cinayeti değil, dijital dünyayı bir suç aletine çeviren bu kirli ağı da tamamen deşifre edebilir. Adana’daki bu davanın seyri, benzer vakalar için de emsal teşkil edecek gibi görünüyor.






