MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9782 ▲ %0,02
EURO 53,6504 ▲ %0,55
ALTIN 6.653,74 ▲ %1,52

800 Yıllık Tarihe LED Ekran İhaneti: Bu Ne Rezillik?

Tarihi Eser mi Tabela mı? Rezalet Şerefeye Çıktı

Selçuklu’nun mührü, Antalya’nın tapusu dedikleri koca Yivli Minare’yi ne hale getirdiler! 13. yüzyıldan beri sapa sağlam duran, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan 800 yıllık şaheserin göğsüne, pazar tezgahı gibi LED ekran çivilemek hangi aklın ürünüdür? Bu sadece basit bir ‘modernleşme’ kazası değil, resmen bir kentin hafızasına, tarihine ve estetiğine yapılmış açık bir saldırıdır. Turizm başkentinin simgesi, adeta ucuz bir reklam panosuna çevrilmiş durumda.

Tarihçiler ve Arkeologlar Ayakta: Kültür Cinayeti

Kent tarihçisi Hüseyin Çimrin’in isyanı haksız mı? Adam çıkıp ‘Bilimden, sanattan, tarihten haberi olmayanların işi’ diyor. Yerden göğe kadar haklı. Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik ise durumu daha sert bir ifadeyle ‘kültür cinayeti’ olarak tanımlıyor. Bir zamanlar Koruma Kurulu başkanlığı yapmış bir isimden bahsediyoruz. Bu rezaletin nasıl olup da kuruldan geçtiğine, o imzaların nasıl atıldığına kimse akıl sır erdiremiyor. Şerefenin o eşsiz estetiğine çivi çakar gibi ekran monte etmek, teknik olarak da sanat tarihi açısından da tam bir fiyaskodur.

Mahya Kültürü mü, Pavyon Işığı mı?

İşin bahanesi hazır: ‘Mahya yapıyoruz.’ Beyler, mahya dediğiniz şey yüzyıllardır iki minare arasına asılan zarafettir; minarenin şerefesine dijital tabela gibi monte edilen LED ekran değildir. Geleneksel sanatlarımızı, tarihimizi bu kadar mı ucuzlattınız? 800 yıl önce bu taşı oyan ustanın kemikleri sızlıyor. Işıklı tabela asmak için dünya mirası listesinde yer alan bir yapıyı mı buldunuz? Antalya’da bayrak yansıtacak başka duvar mı kalmadı? Bu uygulama, tarihi nitelik taşıyan bir eseri ruhundan koparmaktan başka bir şey değildir.

Vakıflar’dan Pes Dedirten Savunma

Antalya Vakıflar Bölge Müdürü Nurullah Pervaneli ise hayret verici bir rahatlıkla ‘İyi niyetle yaptık, kurul izin verdi’ diyerek kendini savunuyor. Bayrak yansıtıyorlarmış, yıldız arkada kalınca düzelteceklermiş. Mesele bayrak sevgisi değil, mesele o bayrağın asılacağı yerin tarihi dokusuna saygısızlıktır. Bayrağı her yere asarsınız ama 800 yıllık bir yapıyı bozduğunuzda bunun telafisi olmaz. ‘Kimse rahatsız olmasın’ demek, kentlinin estetik ve tarihi hassasiyetlerini yok saymaktır. Neyse ki Antalya Valiliği gelen yoğun tepkiler üzerine devreye girip uygulamayı yeniden değerlendirmeye aldı. O ekranlar oradan derhal sökülmeli ve Yivli Minare tekrar o asil duruşuna kavuşmalıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir