Yağışlarda 66 Yıllık Rekor Altüst Oldu
Türkiye son günlerde adeta “gökyüzü delindi” dedirten sahnelerle karşı karşıya. Sokakların dereye döndüğü, araçların sular altında kaldığı görüntüler sosyal medyada viral olurken, bilim dünyasından gelen son veriler durumun vahametini gözler önüne seriyor. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye’nin son 66 yılın en yağışlı döneminden geçtiğini açıkladı. Ancak bu “bereketli” gibi görünen tablo, aslında iklim krizinin en somut ve korkutucu kanıtlarını barındırıyor.
“Bir Ayın Yağmuru Bir Saatte İniyor”
Hava tahmin raporlarını takip edenler son dönemde “ani sel” ve “şiddetli yağış” uyarılarına alıştı. Prof. Dr. Demir’in paylaştığı verilere göre, Türkiye şu an istatistikleri altüst eden bir yağış rejimiyle karşı karşıya. Ancak bu yağışlar, toprağın emebileceği ve barajları dengeli bir şekilde dolduracak cinsten değil. Uzmanlar, normalde bir aya yayılması gereken yağış miktarının, iklim krizi etkisiyle sadece bir saatlik süre zarfında yeryüzüne indiğini vurguluyor. Bu dengesiz durum, şehir altyapılarını felç eden ani sel baskınlarına davetiye çıkarıyor.
Yaz Kapıda Ama Serinlik Kalıcı Değil
Şu anki serin ve yağışlı havaya bakıp “yaz gelmeyecek mi?” diye soranlar için yanıt pek de iç açıcı değil. Prof. Dr. Yusuf Demir, yaz dönemi için yapılan tahminlerin, bahar aylarındaki bu tabloyla taban tabana zıt bir senaryoyu işaret ettiğini belirtti. Şu an yaşanan şiddetli yağışların ardından bizi çok daha büyük bir sınav bekliyor. Veriler, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında Türkiye’nin kavurucu bir sıcak dalgasının etkisine gireceğini gösteriyor.
Temmuz ve Eylül Arası Kritik Uyarı
İklim değişikliğinin etkilerini en sert şekilde hissetmeye başlayacağımız bu dönemde, sıcaklık rekorlarının kırılması bekleniyor. Prof. Dr. Demir, özellikle yaz aylarında serin ve yağışlı bir iklim beklentisi içinde olunmaması gerektiğinin altını çiziyor. Bölgesel olarak yine şiddetli yağışlar ve fırtınalar görülebilecek olsa da, genel tablonun “aşırı sıcaklar” ve buna bağlı gelişecek “ciddi kuraklık riski” olacağı öngörülüyor. Bu durum, su yönetimi ve tarımsal üretim planlaması açısından herkesin şimdiden önlem alması gerektiğini ortaya koyuyor.
Kavurucu Sıcaklar Kapıya Dayandı
Gündelik hayatı durma noktasına getiren bu hava olayları, sadece ıslanmakla kalmıyor; can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Yağışların bu denli sert ve kısa süreli olmasının toprak verimliliğine zarar verdiğini belirten uzmanlar, suyun yeraltı kaynaklarına ulaşamadan akıp gittiğine dikkat çekiyor. Eylül ayına kadar sürecek olan bu belirsiz ve sert hava geçişleri, hem doğayı hem de insan hayatını doğrudan etkileyecek gibi görünüyor. Uzmanlar, su tüketimi konusunda şimdiden tasarruf çağrısı yaparken, aşırı sıcaklara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini hatırlatıyor.






