MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

6 yıllık yalanı HTS kayıtları bozdu: Gülistan Doku!

Dosyadaki Sessizliği Veriler Bozdu

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, altı yıl sonra ortaya çıkan teknik veriler adaletin neden geciktiğini gözler önüne seriyor. Yıllarca ‘beni aramadı’ diyen baş şüpheli Zeinal Abakarov’un savunması, HTS kayıtlarının çarpıcı gerçekliği karşısında adeta darmadağın oldu. Veriler, Gülistan’ın kaybolduğu gece saat 20.00 ile 23.09 arasında tam üç saat boyunca defalarca arama yaptığını kanıtlıyor. Şüphelinin ‘telefonum sessizdeydi’ şeklindeki zayıf savunması ise profesyonel bir soruşturmanın ne kadar uzağında kalındığını kanıtlar nitelikte.

Hastane Kayıtları Neden Silindi?

Dosyanın en karanlık noktalarından biri olan kurumsal müdahale iddiaları, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in tutuklanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Gülistan Doku’nun kaybolmadan hemen önce, 31 Aralık 2019’da hastaneye giriş yaptığına dair dijital izlerin silinmiş olması, basit bir ihmalden çok daha fazlasına işaret ediyor. Bir hastane başhekiminin ‘resmi belgeyi bozmak ve yok etmek’ suçlamasıyla cezaevine gönderilmesi, davanın neden altı yıldır kör düğüm olduğunun en somut cevabıdır. Devletin kayıt sistemine yapılan bu müdahale, gerçeğin üzerinin sistematik bir şekilde örtüldüğünü gösteriyor.

Lüks Araçlar ve Karanlık İlişkiler Ağı

Yeni ortaya çıkan tanık ifadeleri, Tunceli’de o dönem hüküm süren ‘ayrıcalıklı’ bir grubun varlığını deşifre ediyor. Tanık G.Y.’nin savcılık kayıtlarına geçen beyanları; BMW marka lüks araçlar, torpidoda taşınan Glock marka tabancalar ve ‘yukarıdan birilerinin parmağı var’ şeklindeki ağır iddialarla dolu. Üniversite öğrencisi genç kadınların hayatına müdahale eden, hamilelik ve baskı dedikodularıyla örülü bu toksik arkadaş grubu, soruşturmanın ilk aşamalarında neden derinlemesine incelenmedi? Tanığın ‘şöför mahallinde silah gösteren şımarık tavırlı tipler’ olarak tanımladığı bu yapı, yerel dinamiklerin adaleti nasıl etkileyebileceğinin acı bir panoramasını çiziyor.

Çelişkili İfadeler ve Kaybolan Zaman

Zeinal Abakarov’un araçla ilgili ‘çamura saplandı’ iddiası, kamera kayıtlarında tek bir çamur izine rastlanmamasıyla boşa çıktı. Babasının ‘kızı bırak’ dediğini iddia edip hemen ardından ‘arkasından gittiğim için bana kızdı’ demesi, mantık sınırlarını zorlayan bir çelişki yumağı sunuyor. İşte tam da bu noktada kaybediyoruz; teknik verilerle desteklenmeyen, kamera kayıtlarıyla uyuşmayan ve HTS sinyalleriyle yalanlanan her beyan, Gülistan Doku’nun nerede olduğu sorusunu yanıtsız bırakmaya devam ediyor. 21 Nisan 2026 itibarıyla gelinen nokta, verilerin asla yalan söylemediğini ancak manipüle edilen her belgenin adaleti yıllarca hapsedebileceğini bir kez daha kanıtlıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir