MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

27 Yıllık Kabusun Kanlı Sonu: Mahkemede Şok İtiraf

Sistemin Çatlakları Arasında Kalan Bir Hayat

Kayseri’de görülen son dava, aslında bir şiddet kronolojisinin nasıl felaketle sonuçlandığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Veriler ve olay akışı incelendiğinde, Yasemin Şahan’ın tam 8 kez emniyete başvurduğu, sığınma evine gittiği ve hatta ülke değiştirdiği görülüyor. Ancak tüm bu koruma çabalarına rağmen, emekli başçavuş İlhan Şahan’ın takıntılı öfkesi, suçsuz bir kadının, apartman görevlisinin eşi Melek Gül’ün canına mal oldu. İşte bu noktada durup analiz etmek gerekiyor: Elimizde KADES gibi güçlü araçlar varken neden hala birilerini toprağa veriyoruz?

KADES Kurtardı Ama Melek Gül Hayatını Kaybetti

Geçtiğimiz yıl Aralık ayında Melikgazi ilçesinde meydana gelen olay, planlı bir cinayet girişiminin anatomisi niteliğinde. Emekli başçavuş İlhan Şahan, yanına bir balta ve bıçak alarak, boşanma aşamasındaki eşinin kapısına dayandı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler ve iddianamedeki detaylar, sanığın ne kadar soğukkanlı hareket ettiğini kanıtlıyor. Binanın şalterlerini indirerek kameraları devre dışı bırakmayı ve zaman kazanmayı planlayan saldırgan, o sırada karşılaştığı Melek Gül’ü defalarca bıçaklayarak ağır yaraladı. Talihsiz kadın hastanede yaşamını yitirirken, Yasemin Şahan ise kapıyı kırmaya çalışan eşine karşı KADES uygulamasına basarak hayata tutunabildi. Bu durum, teknolojinin hayat kurtardığını ancak önleyici tedbirlerin yetersiz kaldığını gösteren çarpıcı bir veri.

Kıbrıs’tan Kayseri’ye Uzanan Şiddet Sarmalı

Olayın geçmişine baktığımızda karşımıza korkunç bir tablo çıkıyor. Yasemin Şahan, eşinden kaçmak için Yavru Vatan Kıbrıs’a dahi gitmiş ancak kurtulamamış. İlhan Şahan’ın Kıbrıs’ta da eşini bulup taciz ettiği ve orada 4 ay hapis yattığı öğrenildi. Türkiye’ye döndükten sonra da şiddetin dozu düşmemiş; kayınvalidesinin kafasını çekiçle yaran bir profilden bahsediyoruz. Analitik olarak baktığımızda, bu vaka ‘potansiyel cinayet’ sinyallerini aylar öncesinden vermiş. 6 aylık uzaklaştırma kararları ve kısa süreli tutuklamaların, bu denli kararlı bir saldırganı durdurmaya yetmediği açıkça görülüyor. İstatistikler, bu tür ‘ısrarlı takip’ vakalarının eninde sonunda fiziksel şiddetle sonuçlandığını kanıtlıyor.

Mahkemede ‘Hatırlamıyorum’ Savunması

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada sanığın savunması ise klasik bir taktikten öteye geçemedi. “Ne yaptığımı hatırlamıyorum, üzgünüm” diyen sanığa, maktulün eşi E.G. haklı bir isyanla tepki gösterdi. Yasemin Şahan’ın mahkemedeki “O kadar bıkmıştım ki, beni öldür diye yalvarıyordum” feryadı, 27 yıllık evliliğin nasıl bir psikolojik harabeye dönüştüğünü kanıtlıyor. Mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığı raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı erteledi. Ancak bu dava, sadece bir ceza davası değil; aynı zamanda koruma kararlarının etkinliğinin ve toplumsal şiddet profilinin röntgenidir. İşte tam da bu yüzden, sadece kağıt üzerindeki kararlarla değil, sahada sıkı denetimle kazanabiliriz.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir