93 Sayfalık Dosyada Çarpıcı Detaylar
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve beraberindeki 30 kişi hakkındaki iddianame tamamlandı. Toplamda 93 sayfadan oluşan bu dev dosya, yerel yönetimlerdeki işleyişe dair sarsıcı iddiaları gün yüzüne çıkardı. 6’sı tutuklu toplam 31 şüphelinin yer aldığı iddianamede, Akgün için talep edilen ceza miktarı ise adeta dudak uçuklatıyor. Çıkar amaçlı suç örgütü kurmaktan rüşvete, irtikaptan kara para aklamaya kadar pek çok ağır suçlamayla karşı karşıya kalan Akgün için 68 yıldan 183 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Ruhsat Karşılığı Villa ve Daire İddiası
Sokaktaki vatandaşın ev sahibi olma hayalleri kurduğu bir dönemde, iddianamede yer alan yöntemler oldukça dikkat çekici. İddiaya göre, ilçede inşaat yapmak isteyen müteahhitler, ruhsat ve iskân işlemleri için adeta bir ‘duvara’ çarpıyordu. Bu engellerin aşılması için ise müteahhitlerden lüks daireler ve villalar talep edildiği öne sürülüyor. Bu taşınmazların, belediye yönetimiyle irtibatlı olduğu iddia edilen kişilerin veya akrabaların üzerine geçirildiği, kağıt üzerinde yapılan para transferlerinin ise daha sonra şüpheliler tarafından geri alındığı belirtiliyor. Bu durum, ilçedeki inşaat sektörünün ve dolaylı olarak konut piyasasının nasıl bir kıskaca alındığını gözler önüne seriyor.
Spor Kulübü Üzerinden ‘Bağış’ Kıskacı
Dosyanın en can alıcı noktalarından biri de Büyükçekmece Basketbol Spor Kulübü ile ilgili olan kısımlar. İddianameye göre, sporun birleştirici gücü maalesef maddi menfaatler için bir kalkan olarak kullanılmış. Müteahhitlerin, işlerini yürütebilmek için ‘bağış’ adı altında bu kulübün hesaplarına para yatırmaya zorlandığı ifade ediliyor. 2011 yılında kurulan kulübün kurucusunun, Akgün’ün ‘kasası’ olduğu iddia edilen Osman Yeşilgül olması ise dikkatlerin bu isme çevrilmesine neden oldu. Vatandaşın vergileri ve bölgedeki yatırımların, bir spor kulübü üzerinden nasıl bir trafikle yönetildiği mahkeme sürecinde netleşecek.
Taşınmazlara El Konulması Talebi
Adaletin terazisi sadece hapis cezalarıyla değil, aynı zamanda haksız kazancın geri alınmasıyla da tartılıyor. Savcılık, suçtan elde edildiği değerlendirilen 13 adet taşınmazın müsaderesini, yani devlet hazinesine devredilmesini talep etti. Toplamda 14 farklı eylemin detaylandırıldığı iddianame, yerel bir yönetimdeki idari süreçlerin şeffaflıktan uzaklaştığında nasıl bir tabloyla karşılaşılabileceğini acı bir şekilde gösteriyor. Mağdur sıfatıyla dosyada yer alan 3 kişinin ifadeleri ve teknik takiplerle desteklenen bu süreç, önümüzdeki günlerde Türkiye’nin en çok konuştuğu hukuk mücadelelerinden biri olmaya aday görünüyor.






