Kanserle mücadele eden aileler için yurt dışı yollarında servet harcama dönemi nihayet sona eriyor. Bugüne kadar yüz binlerce, hatta bazı durumlarda 1 milyon euroyu bulan tedavi maliyetleriyle sarsılan Türk hastalar için tarihi bir adım atıldı. Türkiye’nin ilk CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’nde tüm ruhsat süreçleri tamamlandı. Akdeniz Üniversitesi bünyesinde kurulan bu merkez, kanser hastalarını ve ailelerini hem büyük bir finansal yükten hem de zamanla yarışılan o yıpratıcı süreçten kurtaracak.
Milyonlarca Euro Cepte Kalacak: CAR-T Nedir?
CAR-T hücre tedavisi, özellikle geleneksel yöntemlere yanıt vermeyen dirençli kan kanseri türlerinde dünya genelinde yüzde 95’e varan bir başarı oranı sunuyor. Bugüne kadar bu hayati tedaviye ulaşmak isteyen vatandaşlar Almanya, İsrail, İngiltere veya Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerdeki merkezlerin kapısını çalmak zorundaydı. Hastadan alınan bağışlıklık hücrelerinin yurt dışındaki laboratuvarlara gönderilmesi, orada işlenip tekrar Türkiye’ye geri getirilmesi hem çok ciddi lojistik riskler barındırıyor hem de tedavi şansını düşürüyordu. Antalya’da kurulan yeni laboratuvar sayesinde bu süreç tamamen yerlileşiyor ve tedavi doğrudan Türkiye’de uygulanıyor.
SGK ile Kritik Pazarlık Sürüyor
Dünyanın en pahalı tedavileri arasında yer alan bu yöntemin Türk vatandaşlarına nasıl ulaştırılacağı konusu en çok merak edilen detaylar arasında. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, tedavinin sürdürelebilir olması adına Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile masada olduklarını belirtti. İlk hastaların tedavi süreçlerinden alınacak olumlu sonuçların ardından, devlet desteğinin ve geri ödeme kriterlerinin netleşmesi bekleniyor. Bu sayede vatandaşların bu yüksek teknolojili tedaviye erişiminin önü açılacak. Ancak uzmanlar uyarıyor; bu süreçlerin suistimal edilmemesi ve ticari kaygülarla hareket eden yapıların oluşmaması için çok sıkı denetim mekanizmaları kurulacak.
Kanser Hücrelerini Yok Eden Akıllı Sistem
Bu yöntem geleneksel ilaç tedavilerinden çok farklı bir mantıkla çalışıyor. Hastanın kendi T hücreleri özel yöntemlerle toplanarak genetik olarak laboratuvarda yeniden programlanıyor. Kanser hücrelerini doğrudan hedef alıp yok edecek şekilde birer nokta atışı savaşçıya dönüştürülen bu hücreler, çoğaltıldıktan sonra hastaya geri veriliyor. Merkezin gelecekteki hedefi sadece lösemi ve lenfoma ile sınırlı kalmayıp; akciğer, beyin ve pankreas kanseri gibi tedavisi zor diğer türlerde de bu yöntemi devreye sokmak.
Kaynak: Hürriyet






