Beyaz Saray’da Fon Depremi ve Engeller
Amerika Birleşik Devletleri’nde siyaset kazanı kaynıyor. İkinci döneminde sarsılmaz bir güce sahip olduğu düşünülen Donald Trump, ardı ardına gelen yargı ve Kongre engelleriyle sarsıldı. İlk darbe, İran askeri operasyonlarına sınır getiren tasarı ile geldi. Kendi partisinden senatörlerin de muhalefetle ortak hareket etmesi, Trump’ın parti içi mutlak hakimiyetinin sorgulanmasına yol açtı.
Bununla da kalmadı; Trump’ın kendi müttefiklerini korumak amacıyla kurmayı planladığı 1.8 milyar dolarlık devasa bütçeli özel fon yargı kararıyla bloke edildi. Beyaz Saray’ın yenilenmesi için talep edilen 1 milyar dolarlık ek bütçe de Senato engeline takıldı. Tüm bu gelişmeler, ABD yönetiminde ciddi bir kurumsal tıkanıklık yaşandığını gösteriyor.
Okyanus Ötesindeki Kriz Cüzdanımızı Nasıl Boşaltıyor?
Peki, Washington’daki bu siyasi kriz bizim mutfağımıza nasıl yansıyor? ABD ekonomisi ve dolar, küresel ticaretin merkezinde yer alıyor. ABD yönetimindeki her siyasi belirsizlik ve bütçe savaşı, dolar endeksinde dalgalanmalara neden oluyor. Yatırımcıların güvenli liman arayışı veya tam tersi risk iştahının değişmesi, gelişmekte olan piyasalardaki para birimleri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor.
Dolar kurundaki en ufak yukarı yönlü hareket; ithal ettiğimiz buğdaydan gübreye, petrolden ambalaj malzemelerine kadar her kalemde maliyet artışı anlamına geliyor. Üretici, artan maliyetleri doğrudan nihai tüketiciye yansıtmak zorunda kalıyor. Yani Trump’ın Beyaz Saray’da bütçe alamaması, Türkiye’deki vatandaşın market sepetindeki peynirin, sütün ve zeytinyağının fiyatına zam olarak geri dönüyor.
Dalgalı Denize Karşı Vatandaş Ne Yapmalı?
Uzmanlar, küresel piyasalardaki bu siyasi gerilimlerin bir süre daha devam edeceğini öngörüyor. Küresel tedarik zinciri ve enerji fiyatları bu dalgalanmalardan ilk etkilenen alanlar arasında bulunuyor. Gıda fiyatlarındaki oynaklığın önüne geçebilmek adına yerli üretimin desteklenmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması hayati önem taşıyor.
Tüketicilerin ise bu dönemde bütçelerini çok daha sıkı yönetmeleri gerekiyor. Gereksiz harcamalardan kaçınmak ve piyasadaki fiyat dalgalanmalarını yakından takip etmek, hane halkı ekonomisini korumak adına atılacak ilk adımlar arasında yer alıyor. Küresel rüzgarlar sert estikçe, yerel pazardaki fiyat etiketlerini daha dikkatli okumamız gereken bir döneme giriyoruz.
Kaynak: Hürriyet






