MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Sokak Hayvanları Dosyası: Çözüm Toplama Değil Kısırlaştırma!

Yapay Korku ve Medyanın Rolü

Sokak hayvanlarının son dönemde aniden bir ‘iç güvenlik meselesi’ gibi servis edilmesine tepki gösteren Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Hatice Korkmaz, toplumda bilinçli bir korku iklimi oluşturulduğuna dikkat çekti. Yüzyıllardır insanlarla uyum içinde yaşayan canlıların bir anda tehdit unsuru olarak kodlanmasının arkasında yatan nedenleri sorgulayan Korkmaz, medya eliyle pompalanan nefret dilinin hem insanları hem de hayvanları savunmasız bıraktığını vurguladı. Özellikle saldırı vakalarının temelinde yanlış insan davranışlarının ve köpeğin ‘tehdit algısının’ yattığını belirten uzman, çözümün korkuyu büyütmek değil, doğru iletişim ve eğitimle sağlanabileceğini ifade etti.

20 Yıllık İhmalin Bedeli Hayvanlara mı Kesiliyor?

2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun aslında popülasyonu dengelemek için ‘kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat’ prensibini benimsediğini hatırlatan Korkmaz, sistemin neden tıkandığını şu sözlerle açıkladı: ‘2004’ten 2024’e kadar geçen 20 yıllık süreçte, kanunun emrettiği kısırlaştırma ve barınak yükümlülükleri yerine getirilmedi. Şimdi bu 20 yıllık ihmalin ağır faturası, bir yıl içinde agresif bir toplama faaliyetiyle çözülmeye çalışılıyor. Bu ne akla ne de realiteye sığar.’ Romanya örneğinde görülen başarısız toplama modellerinin aksine, Hollanda’nın uyguladığı etkin kısırlaştırma politikasının gerçek çözüm yolu olduğu bir kez daha vurgulandı.

‘Düzce Modeli’ ve Yerinde Kısırlaştırma Çözümü

Devasa bütçelerle inşa edilen ve adeta birer hapishaneye dönüşen dev barınaklar yerine ‘Düzce Modeli’nin hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Avukat Korkmaz, her ilçede kurulacak lokal kısırlaştırma ünitelerinin önemine değindi. Hayvanların devasa tesislerde hapsedilmesi yerine, kendi yaşam alanlarında, uzman kontrolünde kısırlaştırılıp rehabilite edilmesinin kamu kaynaklarını da koruyacağını belirtti. Şu anki ‘toplama’ odaklı yaklaşımın sadece sorunu kördüğüm haline getirdiğini ifade eden Korkmaz, yerel yönetimlerin bu konuda daha rasyonel adımlar atması gerektiğini söyledi.

Hukuk ve Genelge Arasındaki Çatışma

Normlar hiyerarşisine göre bir genelgenin kanunun üstüne geçemeyeceğini hatırlatan Korkmaz, İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgelerin kanunla çeliştiğini belirtti. Kanunun yerel yönetimlere bakımevlerini tamamlamaları için 2029 yılına kadar süre tanıdığını, ancak yayınlanan genelgelerle belediyeler üzerinde ‘derhal topla’ baskısı kurulduğunu ifade etti. Bu durumun belediye başkanlarını ve kanun uygulayıcılarını müfettiş soruşturması tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını, sonuçta ise hem hayvan refahının bozulduğunu hem de toplum vicdanının yaralandığını dile getirdi.

Ekolojik Denge ve Bekleyen Tehlikeler

Sokak köpeklerinin sadece birer ‘can’ değil, aynı zamanda yaban hayatı ile şehir hayatı arasında doğal bir bariyer olduğunu hatırlatan uzman yazar, ekolojik dengenin bozulmasının ağır sonuçları olacağı konusunda uyardı. ‘Doğa boşluk kabul etmez’ diyen Korkmaz, köpeklerin sokaklardan tamamen çekilmesinin ardından şehir merkezlerinde fare, yılan, tilki ve hatta kurt vakalarının artabileceğine işaret etti. Mevcut yasaların sahiplendirmeyi zorlaştırdığını ve kısırlaştırma süreçlerini tıkadığını belirten Korkmaz, 5199 sayılı yasanın gerçekten korumacı bir perspektifle ve bilimsel temellerle yeniden ele alınması çağrısında bulundu.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir