MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9745 ▲ %0,02
EURO 53,6043 ▲ %0,45
ALTIN 6.604,68 ▲ %0,77

Siyasette ‘Bel Altı’ Savaşı: Kadın Başkanlar İsyan Etti

Ankara’da Siyasetin Dili Sertleşiyor: İtibar Suikastına Karşı Ortak Duruş

Ankara’nın gri binaları ve resmi koridorlarında bugünlerde en çok konuşulan konu, siyasetin giderek kişiselleşen ve mahremiyete uzanan dili. Son yerel seçimlerde sayıları artan ve bölgelerinde önemli projelere imza atan Cumhuriyet Halk Partili kadın belediye başkanları, son günlerde organize bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Sosyal medya platformları üzerinden başlatılan ve doğrudan özel hayatları hedef alan bu kampanyalara karşı, kadın başkanlar sessizliğini bozarak devasa bir dayanışma kalkanı oluşturdu.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin de sosyal medya hesabından paylaştığı ortak bildiri, aslında sadece bir kınama metni değil; aynı zamanda Ankara siyasetinde uzun süredir biriken bir öfkenin dışavurumu. Metinde kullanılan ‘organize itibarsızlaştırma’ vurgusu, bu saldırıların rastgele kişilerce değil, belli bir merkezden yönetildiği şüphesini de beraberinde getiriyor. Bürokrasinin soğuk yüzünü bir kenara bırakıp halkın anlayacağı dille söylersek; kadın başkanlar, ‘Siyaset yapmamızı engelleyemeyeceksiniz’ diyerek resti çekti.

Genç Kadınlara Verilen ‘Bedeli Ağır Olur’ Mesajı

Bu saldırıların zamanlaması ve yöntemi oldukça dikkat çekici. Yerel yönetimlerde başarı grafiklerini yukarı taşıyan kadın siyasetçiler, aileleri ve çocukları üzerinden vurulmak isteniyor. Ortak açıklamada yer alan en çarpıcı tespitlerden biri de bu saldırıların asıl hedefinin sadece bugünün başkanları olmadığı gerçeği. Eğer bu ‘bel altı’ siyaset tarzı bugün başarıya ulaşırsa, yarın siyasete girmeyi hayal eden genç kadınlara ‘bu yola girerseniz bedeli ağır olur’ mesajı verilmiş olacak.

Kadın başkanlar, bu zehirli iklimin demokratik siyasete vurulmuş en ağır darbelerden biri olduğunu savunuyor. İnanç, ahlak ve toplumsal değerler üzerinden siyaset yapanların, bu tür linç girişimleri karşısında sessiz kalması ise Ankara kulislerinde ‘samimiyet testi’ olarak yorumlanıyor. Siyasi tartışmaların yerini iftiraların alması, toplumun genelinde de büyük bir huzursuzluk yaratmış durumda.

Yargı Süreci Başladı: İftiraya Hukuk Freni

Lafı hiç dolandırmadan söylemek gerekirse; kadın başkanlar bu işin peşini bırakmaya niyetli değil. Yapılan suç duyurularıyla birlikte mesele artık sadece bir siyasi polemik olmaktan çıkıp yargı katına taşınmış durumda. Ortaya atılan yalanlar ve kişilik haklarına yapılan saldırılar için hazırlanan dosyalar, ilgili savcılıklara teslim edildi. Bu hamle, sosyal medyayı bir ‘linç sahası’ olarak kullananlara karşı verilmiş en net hukuki cevap niteliği taşıyor.

Öte yandan, bu dayanışma dalgasının sadece CHP içerisindeki kadınlarla sınırlı kalmadığı, toplumun farklı kesimlerinden de destek gördüğü gözleniyor. Siyasetin onurunu ve kadınların kamusal alandaki varlığını korumak adına atılan bu adım, önümüzdeki günlerde Ankara gündemini daha çok meşgul edeceğe benziyor. Kadın belediye başkanları, eşit temsil mücadelesinden geri adım atmayacaklarını ve bu kirli anlayışı toplum vicdanında mahkum edeceklerini ilan ederek, kararlılıklarını bir kez daha tescillediler.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir