Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 1 Haziran 2026 tarihinde paylaştığı ilk çeyrek büyüme verileri, Eskişehir iş dünyasında derin bir analiz dalgası başlattı. Türkiye ekonomisinin yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetmesi her ne kadar kağıt üzerinde olumlu bir gelişme olarak görünse de, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş’tan çok kritik bir ikaz geldi. Kesikbaş, büyümenin niceliğinden ziyade niteliğine odaklanılması gerektiğini belirterek, sanayi üretimindeki kan kaybının görmezden gelinemeyeceğini ifade etti.
Ekonomik genişlemenin sadece tüketim ve hizmetler sektörü üzerinden ilerlemesinin riskli bir yol olduğunu savunan Kesikbaş, üretimin ekonominin lokomotifi olma özelliğini yitirmemesi gerektiğini hatırlattı. Bilgi ve iletişim gibi modern alanlardaki yükselişin memnuniyet verici olduğunu dile getiren Başkan, asıl kalıcı kalkınmanın ve toplumsal refahın sanayi çarklarının sağlıklı bir şekilde dönmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Mevcut verilerin sanayici için bir uyarı sinyali taşıdığını belirterek, bu durumun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini söyledi.
Üretim Olmadan Kalıcı Kalkınma Mümkün Değil
Sanayi üretiminde gözlemlenen daralmanın temelinde yüksek finansman maliyetleri ve küresel piyasalardaki talep yavaşlamasının yattığını belirten Kesikbaş, bu tablonun doğrudan istihdamı ve uluslararası rekabet gücünü baskı altına aldığını aktardı. Sanayicilerin mevcut ekonomik şartlarda üretim kapasitesini korumak için olağanüstü bir çaba sarf ettiğini söyleyen Kesikbaş, büyümenin yalnızca iç tüketime dayalı kalmasının kırılganlık yaratacağını, ihracat ve yatırım odaklı bir modelin derhal güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Eskişehir’in sahip olduğu dev sanayi altyapısının Türkiye’nin genel ekonomik sağlığı için bir sigorta görevi gördüğünü belirten Başkan, sanayicilerin yatırım yapma isteğini artıracak yeni teşvik mekanizmalarının hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Enflasyonla mücadele sürecinin kararlılıkla devam etmesini desteklediklerini ancak reel sektörün üretim kapasitesini boğacak sonuçlardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Kesikbaş, finansmana erişimin kolaylaştırılması çağrısında bulundu. Dijitalleşme ve yeşil dönüşüm gibi geleceğin sanayi alanlarına yapılacak yatırımların desteklenmesinin hayati önemde olduğunu belirterek, sanayinin zayıfladığı bir yapıda ekonomik gücün korunmasının imkansız olduğunu ifade etti.
Kaynak: Eskisehir






