Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan 2025 yılı ulusal eğitim verileri, Türkiye’nin eğitim haritasındaki radikal değişimleri gün yüzüne çıkardı. Son on yıllık süreci kapsayan geniş kapsamlı araştırmada, illerin ortalama eğitim süresindeki artış hızları mercek altına alındı. Ortaya çıkan tabloya göre, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki şehirler eğitimde büyük bir atak yaparken, Eskişehir gibi eğitim düzeyi zaten yüksek olan iller listenin son basamaklarında yer aldı.
TÜİK verileri, Türkiye genelinde eğitim süresinin en hızlı arttığı illerin Şırnak, Muş ve Şanlıurfa olduğunu gösteriyor. Şırnak, yüzde 48,5’lik rekor bir artışla listenin zirvesine yerleşirken, Eskişehir’in bu listedeki konumu dikkat çekici bir seviyede kaldı. Şehrin eğitim süresindeki artış hızı yüzde 14,5 olarak kaydedildi. Bu oran, Eskişehir’i Türkiye genelinde büyüme hızı en düşük olan iller kategorisine soktu.
Eskişehir Neden Listenin Sonunda Yer Alıyor?
Eskişehir’in eğitim artış hızındaki bu düşük performans, aslında şehrin halihazırdaki yüksek eğitim seviyesinden kaynaklanıyor. Eğitimli nüfus oranının zaten doygunluk noktasına yakın olduğu büyükşehirlerde, artış hızı matematiksel olarak yavaşlıyor. Şırnak ve Muş gibi illerde eğitim altyapısının hızla gelişmesi ve okullaşma oranının düşük seviyelerden yukarı tırmanması, bu illerdeki yüzdelik artışı yukarı çekerken; Eskişehir, Ankara ve İstanbul gibi merkezlerde büyüme daha stabil bir seyir izliyor.
İstatistiklere göre Ankara yüzde 13,3 ile listenin en sonunda yer alırken, Eskişehir yüzde 14,5 ile hemen onun üzerinde konumlandı. Marmara bölgesinin sanayi merkezi Tekirdağ yüzde 14,6 ve mega kent İstanbul ise yüzde 15,1’lik bir artış oranı yakaladı. Bu rakamlar, batıdaki metropollerin eğitim kalitesini koruduğunu ancak niceliksel büyümede artık sınırlarına yaklaştığını net bir şekilde ispatlıyor. Vatandaşlar açısından bakıldığında, bu veriler bölgesel gelişmişlik farklarının eğitim yoluyla kapanmaya başladığını simgeliyor.
Eskişehir’in eğitim kenti kimliği, bu istatistiklerle sarsılmış değil; aksine, mevcut yüksek standartların üzerine eklenecek yeni bir alan kalmadığını gösteriyor. Şehirdeki üniversite sayısının fazlalığı ve okur-yazar oranının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olması, yıllık bazdaki artışın neden sınırlı kaldığını açıklayan temel faktörler arasında yer alıyor. Gelecek yıllarda bu oranın daha da sabitlenmesi ve bölgeler arası uçurumun tamamen ortadan kalkması bekleniyor.
Kaynak: Eskisehir






