Eskişehir’de boşanma süreçleri ve bu süreçlerde yapılan kritik hatalar, hukuk dünyasında geniş yankı uyandırıyor. Katıldığı televizyon programında önemli açıklamalarda bulunan Avukat Sultan Ballı, özellikle velayet savaşlarında çocukların araç olarak kullanılmasının yarattığı derin psikolojik tahribata dikkat çekti. Boşanma davalarının hukuki olmaktan ziyade psikolojik bir süreç olduğunu belirten Ballı, anne ve babaların inatlaşmasının bedelini çocukların ödediğini vurguladı.
Velayet Savaşlarında Çocuklar Ağır Yara Alıyor
Boşanma sonrasında çocukla kişisel ilişki kurulması aşamasında yaşanan aksaklıkların büyük bir kısmının psikolojik kökenli olduğunu ifade eden Avukat Sultan Ballı, velayeti elinde bulundurmayan tarafın sorumsuz davranışlarını eleştirdi. Çocuğun hazırlanmasına rağmen son dakikada alınmayacağının bildirilmesinin çocuk dünyasında onarılmaz hayal kırıklıkları yarattığını belirten Ballı, velayeti elinde tutan tarafın da çocuğu bir cezalandırma veya geri döndürme aracı olarak kullanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Eskiden icra yoluyla gerçekleştirilen çocuk teslimlerinin yarattığı travmalara değinen Ballı, yasal düzenlemeler değişse bile ebeveynler arasındaki inatlaşmanın çocuk üzerindeki psikolojik şiddetinin devam ettiğini belirtti.
Yapay Zekaya Güvenip Haklarınızdan Olmayın
Son dönemde vatandaşların avukata danışmak yerine yapay zekadan hukuki destek almaya çalışmasını büyük bir risk olarak değerlendiren Ballı, bizzat yaptığı testi paylaştı. Yapay zekaya boşanmak isteyen bir kadın gibi sorular yönelttiğini belirten deneyimli hukukçu, verilen beş cevaptan dördünün tamamen yanlış çıktığını açıkladı. Yapay zekanın var olmayan Yargıtay kararlarını uydurduğunu ifade eden Ballı, vatandaşları uyararak, hukuki süreçlerin bir yazılıma değil, insan hassasiyetine ve uzman avukat zekasına teslim edilmesi gerektiğini vurguladı.
Arzuhalci Tuzağı Hak Kayıplarına Yol Açıyor
Hukuki süreçlerde yapılan en büyük hatalardan birinin de arzuhalcilere dilekçe yazdırmak olduğunu belirten Sultan Ballı, bu durumun telafisi imkansız zararlar doğurduğunu söyledi. Sadece isim ve evlilik tarihi yazılarak hazırlanan yetersiz dilekçelerin; nafaka, tazminat, ziynet eşyası ve velayet gibi hakların kaybedilmesine neden olduğunu hatırlattı. Hukuk sistemindeki hak düşürücü sürelerin önemine dikkat çeken Ballı, komşu tavsiyesiyle veya arzuhalci daktilosuyla hak aramanın, hayati bir ameliyatı tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisine teslim etmek kadar tehlikeli olduğunun altını çizdi.
Kaynak: Eskisehir






