Cebimizdeki Yangın Büyüyor mu?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonomi çevrelerinin merakla beklediği Nisan 2026 ödemeler dengesi verilerini kamuoyuna sundu. Açıklanan rakamlar, makroekonomik dengelerin ötesinde, vatandaşın günlük yaşam kalitesini ve geleceğe dair finansal güvenini doğrudan sarsacak nitelikte. Nisan ayında cari işlemler hesabı tam 5 milyar 695 milyon dolar açık verdi. Altın ve enerji kalemleri dışarıda bırakıldığında 319 milyon dolarlık küçük bir fazla görülse de, genel tablodaki devasa kara delik gizlenemiyor.
Yıllıklandırılmış bazda cari açığın Eylül 2025’ten bu yana ilk kez gerileyerek 37 milyar dolar seviyesine inmesi bir nefes alma alanı gibi sunulsa da, madalyonun diğer yüzü oldukça düşündürücü. Dış ticaret açığının nisan ayında tek başına 6 milyar 819 milyon dolar olarak gerçekleşmesi, tüketim alışkanlıklarımız ile üretim gücümüz arasındaki makasın ne kadar açık olduğunu kanıtlıyor.
Sermaye Neden Yurt Dışına Kaçıyor?
Sosyolojik açıdan en dikkat çekici detay ise gayrimenkul yatırımlarında gizli. Veriler, yerli yatırımcının kendi geleceğini ülke sınırları dışında aradığını çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Nisan ayında yurt içinde yerleşik kişilerin yurt dışından satın aldığı gayrimenkul miktarı 187 milyon doları buldu. Buna karşılık, yabancıların Türkiye’den aldığı gayrimenkul miktarı 164 milyon dolarda kaldı. Yani Türkiye’den dışarıya giden gayrimenkul sermayesi, içeri girenden çok daha fazla.
Bu durum, orta ve üst gelir grubundaki vatandaşların tasarruflarını güvenli limanlara taşıma isteğini gösteriyor. Güven ikliminin sarsılması, sermayenin de coğrafya değiştirmesine yol açıyor. Toplumsal refahın kalıcılığı için bu sermaye göçünün acilen tersine dönmesi gerekiyor.
Sıcak Para Günü Kurtarmaya Yetecek mi?
Nisan ayında portföy yatırımlarında yaşanan 4 milyar 53 milyon dolarlık net giriş, piyasalara geçici bir rahatlama sağlasa da kalıcı bir çözüm sunmaktan uzak kalıyor. Yabancı yatırımcıların hisse senedi ve devlet iç borçlanma senetlerine yönelmesi kısa vadeli bir finansman sağlasa da, bu paranın her an çıkış yapma potansiyeli taşıması kırılganlığı artırıyor.
Resmi rezervlerin nisan ayında 12 milyar 19 milyon dolarlık bir net artış göstermesi olumlu bir gelişme olarak kaydedildi. Ancak sürdürülebilir bir büyüme ve toplumsal huzur için, geçici sıcak para girişlerinden ziyade doğrudan yatırımların ve üretim odaklı döviz girdilerinin artması hayati önem taşıyor. Ekonomideki bu dalgalanmalar, önümüzdeki dönemde de mutfaktaki enflasyonu ve alım gücünü belirlemeye devam edecek.
Kaynak: Ekonomim Tv






