MENÜ
04 Temmuz 2026 Cumartesi
DOLAR 46,8629 ▲ %0,16
EURO 53,6121 ▲ %0,00
ALTIN 6.277,78 ▲ %1,33

İLKE Vakfı TODAM 2025 Toplumsal Dönüşüm Raporu

haber 1783189698

İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM), Türkiye’nin güncel sosyal yapısını resmi veriler ışığında inceleyen “Toplumun Görünümü 2025 — Demografik ve Toplumsal Dönüşüm” raporunu yayımladı. Nüfus yapısından gelir dağılımına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan rapor, ülkenin karşı karşıya olduğu köklü değişimleri somut verilerle gözler önüne seriyor.

Doğurganlık Oranlarında Tarihi Gerileme

Araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından birini, Türkiye’deki doğurganlık hızında kaydedilen rekor düşüş oluşturuyor. Ülke genelinde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,42 seviyesine gerileyerek Cumhuriyet tarihinin en düşük noktasına ulaştı. Nüfusun mevcut yapısını koruyabilmesi adına kritik eşik kabul edilen 2,10 seviyesinin oldukça altında kalan bu oran, uzmanlara göre gelecek dönemlerde ciddi bir nüfus kaybı riskini beraberinde getiriyor.

Nüfus Hızla Yaşlanıyor

Demografik değişim verilerine göre, 65 yaş ve üzerindeki vatandaşların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 11 seviyesine tırmandı. Bu veri, Türkiye’nin genç nüfus yapısından hızla uzaklaşarak yaşlanan ülkeler sınıfına geçtiğini doğruluyor. Raporda yer alan öngörülere göre, aktif olarak çalışabilir durumdaki nüfusun yüksekliğini ifade eden “demografik fırsat penceresi” 2030’lu yılların ortalarından itibaren kapanma sürecine girecek.

Çekirdek Aile Yapısı Küçülüyor

Sosyal dönüşümün aile yapısı üzerindeki yansımaları da istatistiklerde kendisini hissettiriyor. Türkiye’de 2010 yılında 3,84 olan ortalama hanehalkı büyüklüğü, 2025 yılı itibarıyla 3,08 kişiye düştü. Günümüzde her beş haneden biri tek kişilik yaşam alanlarından oluşurken, boşanmış birey sayısı son on beş yılda iki katından fazla artış göstererek 1,56 milyondan 3,57 milyona ulaştı.

Yükseköğretimde Artış ve Gelir Dağılımı Eşitsizliği

Eğitim alanında kuşaklar arasında gözlenen ilerleme, 25-29 yaş grubundaki üniversite mezuniyet oranlarıyla belgelendi. 2008 yılında yüzde 11,8 olan bu oran, 2024’te yüzde 45,9 seviyesine tırmanarak tek bir jenerasyonda yaklaşık dört katlık bir artış kaydetti. Ancak bu akademik yükselişe karşın, bölgeler ve sınıflar arasındaki ekonomik uçurum varlığını koruyor. En zengin yüzde 20’lik dilim toplam gelirin yüzde 48,1’ine sahip olurken, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesim pastadan yalnızca yüzde 6,4 pay alabiliyor.

Sağlık Hizmetlerine Başvuruda OECD Rekoru

Sağlık sistemine yönelik veriler incelendiğinde, Türkiye’deki bireylerin yılda ortalama 12,2 kez hekime başvurduğu tespit edildi. OECD ortalaması olan 6,5 başvuru sayısının yaklaşık iki katına denk gelen bu istatistik, Türkiye’yi dünya genelinde Güney Kore’nin ardından ikinci sıraya yerleştiriyor.

Toplumsal yapıdaki bu dönüşümleri analiz eden raporun tamamı, İLKE Vakfı resmi internet sitesi üzerinden kamuoyunun erişimine açık tutuluyor.

Kaynak: Ekonomim Tv

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bölge Gündemi

Mobil uygulamamızı indirin, yerel haberleri kaçırmayın!

Gizliliğe genel bakış

Bölge Gündemi olarak, ziyaretçilerimizin kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve sitemizin performansını ölçmek amacıyla çerezler (cookies) kullanıyoruz. Bu panel üzerinden, sitemizde kullanılan çerezlerin kapsamını görebilir ve tercihlerinizi kişiselleştirebilirsiniz.

Kesinlikle gerekli olan çerezler, web sitemizin temel fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için her zaman aktif durumdadır. Diğer çerez gruplarını ise aşağıda yer alan sekmelerden yönetebilirsiniz.