Enerji Dönüşümünde Stratejik Hedefler Belirlendi
Uluslararası enerji araştırma kuruluşu BloombergNEF (BNEF), Türkiye’nin enerji vizyonunu mercek altına alan “Turkey Transition Factbook 2026” raporunu yayımladı. Rapora göre Türkiye, rüzgar enerjisi kurulumlarında dünya 5’incisi, güneş enerjisinde ise dünya 10’uncusu olarak küresel pazarın en güçlü aktörleri arasında yer alıyor. 2035 ve 2050 projeksiyonlarının paylaşıldığı çalışmada; yenilenebilir enerji, depolama sistemleri ve temiz sanayi odaklı yatırımların Türkiye’nin karbon hedeflerine ulaşmasında anahtar rol oynayacağı vurgulandı.
Rüzgar Enerjisinde 25 Gigavatlık Kapasite Artışı
Türkiye’nin 2026-2035 döneminde rüzgar enerjisi alanında 25 gigavatlık yeni kapasiteyi şebekeye dahil etmesi bekleniyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) projelerinin bu süreçteki payının yüzde 37 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülürken, lisans alan 19 gigavatlık depolamalı rüzgar santrali projelerinin inşasıyla enerji arz güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Depolama teknolojilerindeki gelişim, rüzgar enerjisinin baz yük talebini karşılama potansiyelini de doğrudan güçlendiriyor.
Güneş Kapasitesi 2030’a Kadar İkiye Katlanacak
Güneş enerjisi kurulu gücünün 2030 yılına kadar yaklaşık iki katına çıkacağı hesaplanan raporda, geçen yılki 6,4 gigavatlık yeni kurulumun Türkiye’yi dünyada ilk 10’a taşıdığı hatırlatıldı. Mevcut kurulumların yüzde 84’ünü öz tüketime yönelik lisanssız projeler oluştururken, 2028-2035 periyodunda YEKA ihaleleri ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan enerji işbirliklerinin lisanslı yatırımları tetiklemesi bekleniyor.
Batarya Depolama Pazarında Hızlı Büyüme Beklentisi
Maliyetlerdeki düşüş ve teknolojik ilerlemelerle birlikte Türkiye’nin batarya depolama kapasitesinin 2035 yılına kadar 8 gigavata ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu kapasitenin yüzde 90’ının şebeke ölçekli projelerden oluşması öngörülürken, yeni yasal düzenlemelerin depolama lisanslarını rüzgar ve güneş santralleriyle entegre projelere odaklaması yatırımların ivmesini artırıyor. Yerli üretim kapasitesinin gelişmesi, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecindeki bağımsızlığını pekiştiren bir diğer kritik unsur olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Ekonomim Tv






