MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

YÖK’ten Doğum Yapan Öğrenciye Ek Süre Hakkı

Akademide Kadının Adı Artık Daha Güçlü

Yıllardır yüksek lisans ve doktora koridorlarında fısıldanan o büyük korku artık son buldu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), akademik kariyerinin zirvesindeyken anne olma kararı alan kadın öğrencilerin önündeki bürokratik barajları tek bir talimatla yıktı. Artık ‘tezim yetişmeyecek’ stresiyle uykuları kaçan binlerce kadın öğrenci için yeni bir dönem başlıyor. Doğum yapan lisansüstü öğrencilere tanınan iki dönemlik ek süre, sadece bir zaman dilimi değil, bir hak teslimidir.

Her Doğum İçin Ayrı Ayrı İki Dönem Hakkı

YÖK tarafından üniversitelere gönderilen resmi yazının içeriği oldukça net: Taviz yok, hak var. Düzenleme sadece geleceği değil, geçmişi ve şimdiyi de kapsıyor. 6 Mart 2026’daki yönetmelik değişikliğinden önce doğum yapmış olsa bile, öğrenciliği devam eden her kadın bu haktan yararlanabilecek. Üstelik bu hak tek seferlik bir lütuf da değil. Akademik süreç boyunca birden fazla doğum yapan öğrenciler, her bebek için ayrı ayrı ikişer dönem ek süre talep edebilecekler. Bu, kariyer planlamasında anneliğin bir engel değil, desteklenen bir süreç olduğunun kanıtıdır.

Tez Düzeltme Aşamasındakiler de Kapsamda

Haberin en kritik noktası ise tez savunma sınavına girmiş ancak düzeltme almış öğrencileri ilgilendiriyor. Genellikle en stresli ve akademik kopuşların en yoğun yaşandığı bu kritik evrede doğum yapan kadınlar, sistemin dışına itilmek yerine korunmaya alınıyor. Tez düzeltme aşamasındaki öğrenciler de dilekçelerini vererek bu ek süreyi kullanabilecekler. Ayrıca, daha önce kayıt dondurmuş olan anneler, bu süre biter bitmez üzerine iki dönem daha ek süre alarak toplamda üç yıla yaklaşan bir nefes payına sahip olabilecekler.

Akademik Başarıda Fırsat Eşitliği Hamlesi

Bu karar sadece teknik bir sürenin uzatılması anlamına gelmiyor. Türkiye’de kadınların bilimsel üretimdeki payını korumak ve doktora terk oranlarını düşürmek için atılmış en somut adımlardan biridir. Lisansüstü eğitim, doğası gereği yoğun mesai ve zihinsel odaklanma gerektirir. Bir yandan bebek büyütüp bir yandan bilimsel veri analizi yapmak veya tez yazmak, biyolojik ve psikolojik sınırları zorlayan bir süreçtir. YÖK’ün bu hamlesi, üniversitelerin sadece binalardan ibaret olmadığını, insan odaklı bir ekosisteme dönüştüğünü gösteriyor. Akademide yükselmek isteyen kadınlar artık bir tercih yapmak zorunda kalmayacak; hem anneliği hem de profesörlük yolundaki ilk adımlarını eş zamanlı yürütebilecekler.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir