MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0853 ▲ %0,10
EURO 53,1618 ▼ %0,81
ALTIN 6.397,10 ▼ %3,41

Okullarda Şiddet Tehlikesi: Gençleri Bekleyen Büyük Riskler

Saldırgan Profilindeki Gizli İşaretler ve Risk Faktörleri

Son dönemde artış gösteren okul şiddeti vakaları, aileleri, öğretmenleri ve toplumun her kesimini derin bir endişeye sevk ediyor. Kahramanmaraş’ta yaşanan ve 14 yaşındaki bir çocuğun okula silahlarla gelmesiyle sonuçlanan sarsıcı olay, şiddetin sadece uzaklarda değil, en güvenli olması gereken yerlerde bile karşımıza çıkabileceğini gösterdi. Uzmanlar, bu tür olayların arkasında tek bir neden aramanın yanıltıcı olabileceğini; bireysel, ailesel ve toplumsal etkenlerin bir araya gelerek bu tabloyu oluşturduğunu belirtiyor.

Araştırmalar, okul saldırganlarının büyük bir kısmının olaydan önce sosyal medya üzerinden sinyaller verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle dijital platformlarda silahlı paylaşımlar yapmak veya tehdit içerikli mesajlar yayınlamak, birer ‘erken uyarı sistemi’ olarak kabul ediliyor. Son vakalarda dikkat çeken ‘incel’ kültürü ve çevrimiçi radikalleşme ağları, gençlerin aidiyet arayışını şiddet fantezilerine dönüştürebiliyor. Telegram grupları ve benzeri platformlarda şiddetin ‘kahramanlık’ gibi sunulması, risk altındaki gençleri bu zehirli ideolojilere daha açık hale getiriyor.

Saldırgan profilleri incelendiğinde; derin sosyal izolasyon, dışlanmışlık hissi ve akran zorbalığına maruz kalma gibi ortak özellikler öne çıkıyor. Kronik aidiyet yoksunluğu yaşayan bu gençler, yaşadıkları öfkeyi dış dünyaya yansıtırken dijital dünyanın sunduğu şiddet içerikli materyalleri birer rehber olarak kullanabiliyor. Ayrıca işlevsiz aile yapıları, ihmal ve istismar gibi travmatik geçmişler, çocuğun şiddeti bir çözüm yolu olarak görmesine neden olabiliyor.

Toplum olarak sadece faili suçlamak yerine, bu çocukları suça iten iklimi sorgulamamız gerekiyor. Ruhsatsız silahlara erişimin kolaylığı ve evlerdeki güvenlik zafiyetleri, bu tür olayların ölümcül sonuçlar doğurmasındaki en büyük etkenlerden biri. Şiddetin dilde başladığı, ekranda meşrulaştığı ve okul koridorlarına indiği bu süreçte; ebeveynlerin çocuklarının dijital ayak izlerini takip etmesi ve sessiz çığlıklarını duyması hayati önem taşıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir