MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9864 ▲ %0,02
EURO 53,5198 ▲ %0,25
ALTIN 6.609,04 ▲ %0,84

Okulda Başarının Yolu: DEHB’li Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?

Sınıf İçindeki Görünmez Engelleri Kaldırmak

Eğitim sistemi, her öğrencinin aynı hızda ve aynı yöntemle öğrenmesini bekleyen devasa bir makine gibi işliyor. Ancak bu çarkların arasına sıkışan, potansiyeli yüksek ama odaklanma sorunu yaşayan binlerce çocuk var. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), sadece bir çocuğun yerinde duramaması değil; onun akademik geleceğini, özgüvenini ve sosyal sermayesini doğrudan etkileyen bir durumdur. Bursa Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Işıklar, bu konuyu masaya yatırarak okullardaki yönetim krizine ışık tutuyor.

Sadece Notlar Değil Özgüven de Risk Altında

DEHB tanısı alan bir çocuk için okul, her gün çıkılması gereken zorlu bir deplasman maçı gibidir. Eğer doğru strateji belirlenmezse, bu çocuklar sadece derslerinden geri kalmakla kalmıyor, aynı zamanda arkadaş grupları içinde dışlanma ve aile içinde sürekli eleştirilme riskiyle karşı karşıya kalıyorlar. Akademik başarıda yaşanan düşüş, bir süre sonra başarısızlık etiketinin çocuğun üzerine yapışmasına neden oluyor. Bu durum, uzun vadede bireyin toplumsal hayattaki verimliliğini ve özgüvenini baltalayan bir maliyet tablosu ortaya çıkarıyor.

Akademik Başarı İçin Kritik Müdahaleler

Prof. Dr. Abdullah Işıklar, bu süreçte öğretmenlerin ve ailelerin birer koç gibi hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. DEHB’li çocukların öğrenme süreçlerinde yapılacak küçük modifikasyonlar, büyük geri dönüşler sağlayabilir. Çocuğun dikkatini dağıtacak unsurların minimize edilmesi, görevlerin parçalara bölünmesi ve anlık geri bildirimler verilmesi, bu çocukların sistem içerisinde kalmasını sağlayan en önemli araçlardır. Unutulmamalıdır ki, yönetilemeyen her potansiyel, aslında geleceğe dair kaybedilmiş bir değerdir.

Sosyal İlişkiler ve Aile Dinamikleri

DEHB’nin etkileri okul zilinin çalmasıyla sona ermiyor. Eve gidildiğinde ödev süreçleri, aile içi gerginliklerin fitilini ateşleyebiliyor. Prof. Dr. Işıklar, ailelerin bu tanıyı bir engel olarak değil, yönetilmesi gereken farklı bir özellik olarak görmesi gerektiğini belirtiyor. Çocukla kurulan iletişimde cezalandırma yerine, olumlu davranışların pekiştirilmesi üzerine kurulu bir sistem inşa edilmelidir. Sosyal ilişkilerde yaşanan aksaklıkları gidermek için ise çocuğun güçlü olduğu alanların ön plana çıkarılması, onun sosyal piyasadaki değerini artıracak ve akran zorbalığına karşı koruma sağlayacaktır.

Sürdürülebilir Bir Eğitim Stratejisi Şart

Eğitimde verimliliği artırmak istiyorsak, DEHB gibi özel durumları görmezden gelemeyiz. Sınıf içindeki her bir bireyin maksimum performansına ulaşması, doğru bir insan kaynağı yönetimi gerektirir. Uzmanların önerileri doğrultusunda hazırlanan bireysel eğitim planları, sadece çocuğun bugünkü notlarını değil, yarınki toplumsal konumunu da belirleyecektir. Bu çocuklara doğru yaklaşmak, bir tercih değil, eğitimde fırsat eşitliğinin bir gereğidir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir