Anneler İçin Sınav Öncesi Kritik Öneriler
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) maratonunda sona yaklaşılırken, uzmanlar ailelere yönelik kritik uyarılarda bulunuyor. Hafta sonu gerçekleştirilecek olan merkezi sınav öncesinde ebeveynlerin tutumunun çocuk üzerindeki etkileri mercek altına alındı. Doç. Dr. Elif Ulu, annelerin bu süreçte modern dünyanın dayattığı mükemmeliyetçilik baskısından uzaklaşması gerektiğini ifade etti.
Uzmanlara göre modern dünya, annelerin üzerine hem kariyer hem de çocuk gelişimi konusunda oldukça yüksek beklentiler yüklüyor. Bu durumun sınav dönemlerinde kaygıyı tırmandırdığı belirtilirken, kusursuz anne olmak yerine yeterince iyi anne kavramının önemi vurgulanıyor. Çocuğun her hatasını düzeltmeye çalışmak yerine, hata yapsa dahi yanında durulabileceğinin hissettirilmesinin sınav başarısından çok daha kıymetli olduğu kaydedildi. Sınav sürecinde geçmişin muhasebesini yapmanın hem ebeveyn hem de öğrenci üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.
Sınav Cuma Günü Değil Cumartesi Kazanılır
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından cuma gününün hazırlık amacıyla tatil ilan edilmesiyle birlikte, o günün nasıl değerlendirileceği konusu gündeme geldi. Doç. Dr. Ulu, cuma gününün çok özel veya sıra dışı bir ritüele dönüştürülmemesi gerektiğini bildirdi. Aşırı ilginin veya normal dışı aktivitelerin çocukta olağanüstü bir durum var algısı yaratarak stresi tetikleyebileceği ifade edildi. Bu nedenle sıradan, sakin ve rutin bir gün geçirmenin sınav sabahı için en sağlıklı hazırlık metodu olduğu belirtiliyor.
Sınavın ardından çocukların sadece bir öğrenci değil, artık bir genç yetişkin adayı olarak görüleceği ifade ediliyor. Ebeveynlerin, çocukların zihnindeki ‘ya başaramazsam ailemin yüzüne nasıl bakarım’ korkusunu sadece sevgiyle aşabileceği vurgulandı. Sınav sonuçlarının ne annelik becerilerini ne de çocuğun zekasını belirleyen tek kriter olmadığına dikkat çeken uzmanlar, ailelerin evdeki dili yumuşatmaları gerektiğini kaydediyor.
Çalışmalarını çocuk ve ergen psikolojisi üzerine yoğunlaştıran Doç. Dr. Elif Ulu, sınavın bir son değil, bir gelişim aşaması olduğunu hatırlatıyor. Kariyer psikolojik danışmanlığı ve aile danışmanlığı alanındaki deneyimlerini paylaşan Ulu, ebeveynlerin kendi kaygılarını yönetmek için bir arkadaşla dertleşmelerini veya yürüyüş yapmalarını öneriyor. Eve girildiğinde ise sınav koçu değil, sadece ebeveyn rolünde kalmanın çocuk üzerindeki baskıyı azaltacağı ifade ediliyor.
Sınav sabahı binaya giren çocukların arkalarında ne bıraktıklarının uzun yıllar hafızalarda kalacağı unutulmamalıdır. Net sayıları ve puanlar zamanla unutulsa da, o zorlu süreçte ailenin sergilediği destekleyici tutumun çocuk üzerindeki psikolojik etkisinin kalıcı olacağı belirtiliyor. Uzmanlar, ailelerin bu süreçte kendilerine ve çocuklarına karşı daha şefkatli bir yaklaşım benimsemelerini tavsiye ediyor.
Kaynak: Hürriyet






