MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Bilgi Üniversitesi Kararı Sonrası Neler Olacak?

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla sarsıldı. Kurucu vakfına daha önce kayyum atanan köklü eğitim kurumunun faaliyet izni, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi uyarınca resmen kaldırıldı. Kararın ardından kampüslerde büyük bir hareketlilik başlarken, gelecek planları yapan binlerce genç büyük bir belirsizlikle karşı karşıya kaldı.

Türkiye’nin en prestijli vakıf üniversitelerinden biri olan Bilgi Üniversitesi’nin kapısına kilit vurulma ihtimali, eğitim dünyasında adeta deprem etkisi yarattı. Özellikle eğitimlerini sürdüren, mezuniyet hayalleri kuran ve geleceğe umutla bakan öğrenciler, alınan bu karara tepki göstermek amacıyla kampüs alanlarında bir araya geldi. Haklarını arayan gençlerin endişeli bekleyişi sürerken, yetkililerden gelecek her açıklama büyük bir dikkatle takip ediliyor.

Rektör Ege Yazgan’dan Kampüste Önemli Açıklama

Öğrencilerin kampüsteki protestoları ve hak arayışları devam ederken, İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan sessizliğini bozdu. Kampüste öğrencilerle bir araya gelen Yazgan, içinde bulunulan durumu ve hissedilen derin üzüntüyü paylaştığını dile getirdi. Gençlerin anayasal haklarını kullanarak demokratik tepkilerini göstermelerini anlayışla karşıladığını belirten rektör, herkesi sakin kalmaya davet etti.

Prof. Dr. Yazgan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı başta olmak üzere ilgili tüm makamlarla sürekli iletişim halinde olduklarını vurguladı. Öğrencilerin hiçbir şekilde hak kaybına uğramayacağını ifade eden Yazgan, “İstanbul Bilgi Üniversitesi’ni yaşatmak için elimizden geleni yapacağımıza dair söz veriyoruz” diyerek öğrencilere güvence verdi.

Eğitim Hakkı Nasıl Korunacak?

Kararın ardından YÖK tarafından yapılan ilk açıklamalar, öğrencilerin mağdur edilmeyeceği yönünde oldu. Ancak bu sürecin nasıl işleyeceği, derslerin nasıl devam edeceği ve diplomaların geçerliliği konusunda kafalarda pek çok soru işareti bulunuyor. Genellikle bu tür durumlarda, faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerinin öğrencileri, garantör olan devlet üniversitelerine aktarılarak eğitim hayatlarına kesintisiz devam etmeleri sağlanıyor.

Önümüzdeki günlerde YÖK ve üniversite yönetiminin atacağı ortak adımlar, bu köklü kurumun ve öğrencilerinin kaderini belirleyecek. Hayallerini kurdukları mesleklere adım atmak için gün sayan gençlerin eğitim hakkının korunması, sadece öğrencileri değil, ailelerini de yakından ilgilendiriyor. Sürecin şeffaf bir şekilde yönetilmesi ve belirsizliklerin hızlıca giderilmesi en büyük beklenti olarak öne çıkıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir