Ankara İçin Jeopolitik Fırsat Dönemi
Yunanistan merkezli savunma ve güvenlik platformu Militaire, Orta Doğu’da süregelen çatışmaların ardından bölgedeki güç dengelerini sarsacak kapsamlı bir analiz yayımladı. Hazırlanan raporda; Washington, Tahran ve Tel Aviv’in savaşın ağır maliyetleriyle yüzleştiği bir ortamda Türkiye’nin süreci en karlı kapatan aktör olduğu açıkça ifade edildi. Yunan analistlerin değerlendirmesine göre Ankara, çatışmalara doğrudan müdahil olmadan jeopolitik ağırlığını her geçen gün artırmaya devam ediyor.
Analizdeki en dikkat çekici noktalardan biri, Türkiye’nin NATO için vazgeçilmez konumu ile Avrupa’nın enerji güvenliğindeki kritik rolü oldu. Batılı ülkelerin gözünde Ankara’nın stratejik değerinin arttığı vurgulanırken, daha önce yaşanan diplomatik krizlerin mevcut konjonktürde ikinci plana itildiği belirtiliyor. Göç yönetimi ve arabuluculuk kapasitesi, Türkiye’yi bölgedeki her türlü çözüm planı için kilit bir oyuncu haline getiriyor. Batı dünyası, bölgedeki kaosu yönetmek için Ankara’nın kapısını çalmak zorunda kalıyor.
Siyasi analist Vasilis Lykos tarafından kaleme alınan yazıda, Türkiye’nin Mavi Vatan stratejisinden ve Doğu Akdeniz’deki iddialarından geri adım atmadığına vurgu yapıldı. Aksine, diğer bölgesel aktörlerin ekonomik ve askeri açıdan yıprandığı bu süreçte, Türkiye’nin bu durumu tarihi bir fırsata dönüştürdüğü kaydedildi. Ankara’nın pazarlık gücünün Washington ve Brüksel nezdinde yükselmesi, Ege ve Kıbrıs gibi kronik sorunlarda elini daha da güçlendiriyor.
Yunanistan yönetimine yönelik sert uyarıların yer aldığı analizde, Atina’nın sadece uluslararası hukuka güvenerek hareket etmesinin yeterli olmayacağı savunuldu. Büyük güçlerin haklı olandan ziyade kendi çıkarlarına en çok hizmet eden aktörle iş birliği yaptığı gerçeği hatırlatılarak, Türkiye’nin Batı dünyası için her zamankinden daha kritik bir müttefik haline geldiği ifade edildi. Atina’nın bu yeni jeopolitik gerçekliğe karşı savunmasız kalabileceği uyarısı yapıldı.
Yazının sonuç bölümünde ise Türkiye’nin Kafkasya’dan Libya’ya kadar uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğu belirtildi. Yunanistan’ın ise bu devasa genişleme karşısında sadece bir gözlemci olarak kaldığına dair eleştiriler yöneltildi. Savaşların sadece sınırları değil, güç ilişkilerini de değiştirdiğini belirten uzmanlar, Türkiye’nin stratejik hamleleriyle bölgede devleştiğini, Atina’nın ise bu denklemde zemin kaybettiğini dile getirdi.
Kaynak: Hürriyet






