MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9789 ▲ %0,02
EURO 53,5324 ▲ %0,31
ALTIN 6.613,72 ▲ %0,91

Trump’tan Ezber Bozan İsrail Çıkışı: Aday Olabilirim

Beyaz Saray Koridorlarında Şok Etkisi

Dünya siyasetinin en tartışmalı figürlerinden biri olan Donald Trump, diplomasi trafiğini ve manşetleri bir kez daha altüst edecek açıklamalara imza attı. İran gündemine dair basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, meseleyi alışılagelmişin dışında bir noktaya taşıyarak İsrail siyasetine dair niyetlerini açıkça ortaya koydu. Adliye koridorlarında ve siyasi kulislerde yankılanan bu sözler, sadece bir ‘şaka’ olarak mı kalacak yoksa yeni bir stratejinin habercisi mi, merak konusu oldu.

Yüzde 99 Destek İddiası ve Başbakanlık Planı

Trump, basına yaptığı açıklamada İsrail halkı arasındaki popülaritesine vurgu yaparak, elindeki verilere göre desteğinin yüzde 99 seviyesinde olduğunu savundu. Kendine has üslubuyla, ABD Başkanlığı görevini tamamladıktan sonra atabileceği radikal bir adımı dile getiren Trump, ‘Şu anda İsrail’de yüzde 99’dayım. Belki bu işi (ABD Başkanlığı) yaptıktan sonra İsrail’e gider ve Başbakanlığa aday olurum’ ifadelerini kullandı. Bu sözler, uluslararası kamuoyunda ‘diplomatik bir hamle mi yoksa seçim yatırımı mı?’ sorularını beraberinde getirdi. Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve İbrahim Anlaşmaları gibi geçmişteki adımları, bu iddiasının temelini oluşturuyor.

Madalyonun Öteki Yüzü: ABD’deki Anketler Ne Diyor?

Trump’ın İsrail için çizdiği bu pembe tablonun aksine, kendi ülkesindeki veriler çok daha farklı bir gerçeğe işaret ediyor. Associated Press (AP) ile NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezinin gerçekleştirdiği son saha araştırması, Trump’ın ABD seçmeni nezdindeki karnesini ortaya koydu. 14-18 Mayıs tarihlerini kapsayan kapsamlı ankete göre, Trump’ın genel onay oranı yüzde 37 bandında seyrediyor. İsrail’deki ‘yüzde 99’ iddiası ile ABD’deki ‘yüzde 37’lik’ gerçeklik arasındaki uçurum, siyasi analizcilerin dikkatinden kaçmadı. Özellikle Demokrat seçmenler arasında Trump’a yönelik onay oranının neredeyse sıfıra yakın olması, kutuplaşmanın boyutlarını bir kez daha kanıtlar nitelikte.

Siyasi Arenada Gelecek Senaryoları

Donald Trump’ın bu çıkışları, genellikle gündemi belirlemek ve destekçilerini konsolide etmek amacıyla kullandığı bir yöntem olarak biliniyor. Ancak bir Amerikan vatandaşının başka bir ülkede başbakanlık koltuğuna oturma ihtimalinin hukuki ve bürokratik engelleri, bu açıklamaların daha çok sembolik bir mesaj taşıdığını gösteriyor. Adliye koridorlarında dahi konuşulan bu absürt ama çarpıcı iddia, Trump’ın küresel siyasetteki ‘aykırı’ duruşunu pekiştirmeye devam ediyor. Yaklaşan seçimler öncesinde bu tür çıkışların dozunun artması beklenirken, uluslararası ilişkiler uzmanları bu söylemlerin müttefik devletler üzerindeki etkisini yakından takip ediyor. Trump, her zamanki gibi kuralları yıkmaya ve kendi oyununu kurmaya kararlı görünüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir