MENÜ
02 Haziran 2026 Salı
DOLAR 45,9419 ▲ %0,06
EURO 53,5019 ▲ %0,06
ALTIN 6.610,92 ▼ %0,13

Trump’tan Dev Hamle: 750 Uçaklık Anlaşma ve İran Resti

Küresel Ekonomide Dev Boeing ve GE Operasyonu

Global satranç tahtasında taşlar yeniden diziliyor; Donald Trump, Pekin ziyaretinden cebinde milyar dolarlık çekler ve masada bıraktığı jeopolitik belirsizliklerle döndü. ABD Başkanı’nın uçakta gazetecilere verdiği demeçler, sadece bir diplomatik nezaket ziyareti değil, Amerikan sanayisini ayağa kaldıracak devasa bir ticaret hamlesinin ilanı niteliğinde. Boeing ve General Electric (GE) üzerinden yürütülen 750 uçaklık taahhüt, havacılık tarihinin en büyük siparişlerinden biri olmaya aday. Trump, ilk etapta 200 uçağın teslimatının yapılacağını, işlerin yolunda gitmesi durumunda bu rakamın 750’ye çıkacağını net bir dille ifade etti. Bu anlaşma sadece uçak gövdelerini değil, yaklaşık 450 adet uçak motorunu da kapsıyor. Amerikan çiftçisi ve sanayicisi için bu, milyarlarca dolarlık yeni bir nakit akışı ve binlerce kişilik istihdam alanı anlamına geliyor.

İran Ekonomisine Günlük 500 Milyon Dolarlık Darbe

Trump’ın dış politika ajandasında İran, adeta bir ekonomik kuşatma altında. Tahran’ın savaşı bitirme teklifini ‘kabul edilemez’ bularak elinin tersiyle iten Trump, nükleer programın 20 yıl boyunca tamamen askıya alınması şartını koşturuyor. Bölgedeki abluka stratejisinin sonuçlarını rakamlarla açıklayan ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari faaliyetlerin durdurulmasıyla İran’ın günlük 500 milyon dolar kayba uğradığını vurguladı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bu konuda fikir birliğine vardıklarını iddia eden Trump, nükleer silahsızlanma konusunda taviz vermeyeceklerini yineledi. İran’ın askeri kapasitesinin, özellikle füze üretim tesislerinin %85’inin imha edildiğini öne sürmesi, bölgedeki askeri gerilimin hangi boyuta ulaştığını gözler önüne seriyor. Trump’a göre, nükleer temizliği yapabilecek teknolojiye dünyada sadece ABD ve Çin sahip; bu da Tahran’ı bu iki devden birine mecbur bırakıyor.

Tayvan Bilmecesi ve Stratejik Sessizlik

Tayvan meselesi, Trump ve Şi arasındaki en hassas fay hattını oluşturmaya devam ediyor. Çin lideri Şi’nin ‘Tayvan bizimdir ve geri alacağız’ şeklindeki kararlı duruşuna karşı Trump’ın ‘sessiz kalma’ stratejisini tercih etmesi dikkat çekici. ABD Başkanı, olası bir Çin müdahalesinde Tayvan’ı savunup savunmayacağı yönündeki soruları yanıtsız bırakarak stratejik belirsizliğini korudu. Bu sessizlik, hem Pekin’i hem de Taipei’yi bir sonraki hamleyi düşünmeye zorlayan bilinçli bir hamle olarak okunabilir. Silah satışları konusundaki nihai kararın ise önümüzdeki süreçte verileceğini belirten Trump, diplomasiyi ekonomik kozlarla birleştirerek yürütmeye kararlı görünüyor. Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un ile olan ‘iyi ilişkisini’ de hatırlatarak, Asya-Pasifik hattında dengeleri elinde tuttuğu mesajını verdi.

G20 ve APEC: Yeni Dünya Düzeninin Fragmanı

Trump, Şi Cinping ile bu yıl içinde en az dört kez daha bir araya geleceğini duyurarak diplomasi trafiğinin vites yükselteceğini işaret etti. Miami’de düzenlenecek G20 Zirvesi ve ardından Eylül ayında Beyaz Saray’da gerçekleşmesi planlanan resmi ziyaret, küresel nükleer silahsızlanma ve ticaret savaşlarının geleceğini tayin edecek. Trump’ın ‘Kimseden iyilik istemiyorum, çünkü karşılığında iyilik yapmam gerekir’ sözü, yeni dönem ABD dış politikasının pragmatik ve çıkara dayalı kodlarını özetliyor. Bu süreç, sadece devlet başkanları arasındaki bir güç savaşı değil; aynı zamanda enerji piyasalarından teknoloji ihracatına kadar her alanda vatandaşın cebini doğrudan etkileyecek bir dönüşümün habercisi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir