Avrupa kıtasında güvenlik dengeleri kökten değişiyor. Rus basınında yer alan son analizler, Avrupa Birliği’nin genişleme stratejileri ve savunma politikalarında daha önce görülmemiş bir hareketlilik yaşandığını ortaya koydu. İzlanda’nın Avrupa Birliği üyeliği için sandığa gitmeye hazırlanması ve Norveç’in nükleer savunma hattına katılması, kıtanın yeni bir güvenlik mimarisi inşa ettiğini gösteriyor.
İzlanda hükümeti, 29 Ağustos tarihinde Avrupa Birliği müzakerelerinin yeniden başlatılmasına yönelik kritik bir referandum düzenleme kararı aldı. Dışişleri Bakanı Katrín Gunnarsdóttir, sürece dair ciddi endişelerini dile getirirken, dış kaynaklı dezenformasyon faaliyetlerinin halkın iradesini etkilemesinden korkuyor. Özellikle Brexit dönemindeki yanıltıcı kampanyaların bir benzerinin İzlanda’da yaşanabileceği uyarısında bulunan Bakan, küresel düzenin baskı altında olduğunu ve Grönland üzerindeki jeopolitik çekişmelerin İzlanda’nın tercihlerini doğrudan etkilediğini vurguluyor.
Fransız Nükleer Gücü Genişliyor
Norveç, savunma stratejisinde radikal bir değişikliğe giderek Fransa’nın liderliğindeki nükleer caydırıcılık programına katılma kararı aldı. Başbakan Jonas Gahr Støre tarafından yapılan açıklamada, Fransız nükleer kapasitesinin artık sadece Fransa’nın değil, tüm Avrupa’nın güvenliği için bir kalkan olarak görüldüğü belirtildi. Norveç’in bu hamlesiyle birlikte; Almanya, İngiltere, Polonya, Hollanda, Belçika, İsveç, Danimarka ve Yunanistan’dan oluşan dokuz ülke Fransız nükleer şemsiyesi altında birleşmiş oldu.
Avrupa’daki bu stratejik kaymanın temelinde, Amerika Birleşik Devletleri’ne duyulan güvenin sarsılması yatıyor. Donald Trump’ın öngörülemez politikaları ve liberal demokrasilere yönelik mesafeli tutumu, Avrupa başkentlerini kendi savunma çözümlerini üretmeye itiyor. Paris’in elindeki 290 nükleer başlık, müttefiklerin desteğiyle Avrupa’nın yeni caydırıcı gücü haline geliyor. Rus uzmanlar, Avrupa’nın artık bir arabulucu rolünden ziyade, askeri bloklaşmanın doğrudan bir parçası olarak hareket ettiğine dikkat çekiyor. Yaşanan bu gelişmeler, kıtada nükleer silahlanma tartışmalarını yeniden alevlendirirken, Washington’dan bağımsız bir güvenlik hattı oluşturma çabalarını hızlandırıyor.
Kaynak: Hürriyet






