Trump’ın Çelişkili Dansı: Bir Önce ‘İhtiyacımız Yok’, Sonra ‘Cehennemde Yaşarsınız!’
Vay arkadaş, bu siyasetçilerin laflarına yetişmek mümkün değil! Amerika’nın eski başkanı Trump yine sahneye çıktı, hem de ne çıkış! Hürmüz Boğazı dedi, petrol dedi, önce ‘Bize ne ya!’ dedi, sonra ‘O boğazı açın yoksa hepiniz cehennemde yaşarsınız!’ diye gürledi. Sokaktaki insan olarak şaşkınlık içindeyiz, yahu ne değişti de bu kadar çark edildi? Bizim de cebimizi doğrudan etkileyen bu petrol meselesi, Trump’ın ağzından çıkan her kelimeyle bir iniyor bir çıkıyor. Laf cambazlığı mı bu, yoksa arkasında başka hesaplar mı var? İşte o sır perdesi aralanıyor!
Petrol Fiyatları Neden Uçtu? İşte Kimsenin Beklemediği O Gerçek!
CNN International’ın yaptığı analizlere göre, Trump’ın o ilk ‘Bize ne!’ dediği anda ABD’de petrol fiyatları resmen çıldırdı! Daha önce varili 70 dolar civarında seyreden o kara altın, bir anda yüzde 11’in üzerinde fırlayarak 111 doların üstüne çıktı. Durdur durabilirsen! Kimse beklemiyordu bu sıçramayı. Trump’ın bu sözleri söylemesinin ardından piyasalarda oluşan panik, küresel enerji fiyatlarını yukarı doğru itiverdi. E tabii, bu yükseliş sadece Amerika’nın sorunu değil ki. Petrol fiyatları küreseldir, bir yerde arz sıkıntısı yaşanırsa, tüm dünyanın fiyatı yükselir. Yani dostlar, oradaki dalgalanma bizim pompaya da direkt yansıyor, anlıyor musunuz?
ABD Kendi Yağında Kavruluyor Ama Bize de Dumanı Geliyor!
Şimdi diyeceksin ki, ‘Yahu Amerika zaten kendi petrolünü üretiyor, bize ne onların Hürmüz derdinden?’ Haklısın, Amerika’nın Hürmüz Boğazı’ndan doğrudan ithal ettiği petrol miktarı, günlük tüketiminin yanında devede kulak kalıyor. Günde yaklaşık 20 milyon varil petrol tüketen ABD, bunun sadece yarım milyon varilini Hürmüz’den sağlıyor. Yani bağımlılığı sınırlı gibi görünüyor. Ama asıl mesele başka! Petrol piyasası öyle bir dünya ki, bir yerdeki kıvılcım tüm ormanı yakabiliyor. Hürmüz’de en ufak bir aksaklık, tüm dünyadaki arz-talep dengesini alt üst ediyor ve fiyatları zirveye taşıyor. Amerika da işte bu fiyat şokundan kaçamıyor, petrolü buluyor ama artık çok daha pahalıya alıyor. Cebinden çıkan her fazla dolar, bizim de cebimizden çıkana eşdeğer!
Hürmüz Boğazı: Sadece Bir Deniz Geçidi Değil, Dünyanın Damarı!
Peki bu Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli? Dünya üzerindeki petrolün tam yüzde 20’si bu dar geçitten geçiyor kardeşim! Basit bir boğaz değil yani, küresel enerji sisteminin ta kendisi. İran’ın zaman zaman bu boğazdan geçiş için ücret talep etmesi, tehditler savurması zaten başlı başına bir kriz sebebi. Düşünsene, günde 4.4 ila 8 milyon varil petrol riske giriyor burada. Boğazın kısmen bile kapanması demek, dünya piyasalarında ciddi bir arz açığı demek. Bu da ne mi demek? Tabii ki daha yüksek fiyatlar, daha çok enflasyon, daha da zorlaşan hayatlar demek.
Sokaktaki İnsan Bu Krizin Bedelini Nasıl Ödüyor?
Petrol fiyatları yükselince ne oluyor sanıyorsun? En başta benzine zam geliyor, mazota zam geliyor. Amerika’da şimdiden galon başına ortalama 4.12 doları bulan benzin fiyatları, küçük işletmelerin belini bükmeye başladı bile. Nakliye maliyetleri artıyor, bu da raflardaki her ürüne zam olarak geri dönüyor. Orta ve düşük gelirli kesim zaten zor nefes alırken, enerji maliyetlerindeki bu artış, onları daha da köşeye sıkıştırıyor. Uzmanlar diyor ki, petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artış, ABD ekonomisini ölçen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’yı yüzde 0.1 ila yüzde 0.4 aşağı çekiyormuş. Bu ne demek biliyor musun? Daha az iş, daha az yatırım, daha yavaş bir ekonomi ve bizim cebimizdeki paranın erimesi demek. Ekonomist Joe Brusuelas’ın dediği gibi, ‘100 dolar üzerindeki fiyatlar bir süre tolere edilebilir, ama 150 ya da 200 dolar olursa tablo tamamen değişir.’ Allah korusun, o seviyeleri görürsek kim bilir nelerle karşılaşacağız!
Trump’ın Kararsızlığı, Piyasanın Kabusu
Şimdi dönelim Trump’a. Bir yandan ‘önemsiz’ diyor, diğer yandan sert tehditler savuruyor. Bu kararsız tutum, piyasalarda tam bir belirsizlik ortamı yaratıyor. Yatırımcılar ne yapacaklarını şaşırmış durumda, çünkü ABD’nin net bir stratejisi yok. Bu belirsizlik de, petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sürekli artırıyor. Sokaktaki insan olarak bizim dileğimiz, bu siyasi oyunların bir an önce bitmesi ve enerji fiyatlarının istikrara kavuşması. Yoksa bu zamlar böyle devam ederse, bizim de halimiz harap!






