Washington ve Tel Aviv Hattında İran Çatlağı
Küresel piyasalar güne Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki tansiyonun yükseldiği haberleriyle uyandı. ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında çarşamba günü gerçekleşen telefon görüşmesinin detayları, sadece diplomatik çevreleri değil, doğrudan vatandaşın cebini ilgilendiren ekonomik dengeleri de sarstı. İddialara göre, İran ile yürütülen savaşın sona erdirilmesine yönelik hazırlanan taslak anlaşma, iki lider arasında ciddi bir fikir ayrılığına neden oldu. Bu gerginlik, dünya enerji koridorlarının merkezindeki bir bölgede belirsizliği artırarak akaryakıttan gıdaya kadar her şeyin fiyatını etkileyebilecek bir potansiyel taşıyor.
Barış Planı Netanyahu’yu Öfkelendirdi
Axios tarafından paylaşılan bilgilere göre, Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda hazırlanan “revize edilmiş barış metni”, görüşmenin en kritik maddesiydi. Ancak İsrail tarafı bu teklife pek sıcak bakmıyor. Üç farklı kaynağa dayandırılan haberlerde, Netanyahu’nun telefon görüşmesi sonrasında büyük bir öfke yaşadığı ve Nisan ayından bu yana süregelen ateşkesin yerini yeniden askeri operasyonlara bırakması gerektiğini savunduğu belirtiliyor. Trump ise seçim öncesi ve küresel ekonomik istikrarı koruma adına diplomasiye birkaç gün daha şans verilmesi gerektiğini vurgulayarak Netanyahu’yu frenlemeye çalışıyor.
Mutfaktaki Yangın Bu Görüşmelerde Saklı
Bir halk ekonomisti olarak şunu açıkça söylemeliyim: Orta Doğu’daki her gerilim, bizim bakkal amcanın sattığı peynirin, marketteki sıvı yağın ve her sabah bindiğimiz dolmuşun fiyatına birer tuğla koyuyor. Trump’ın diplomaside ısrar etmesi, aslında küresel petrol fiyatlarının kontrolden çıkmasını engelleme çabasıdır. Eğer Netanyahu’nun istediği gibi İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlarsa, ham petrol varil fiyatları hızla yukarı tırmanacaktır. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde doğrudan pompa fiyatlarına yansıyacak; nakliye maliyetleri artacak ve nihayetinde mutfak masraflarımız daha da kabaracaktır.
Piyasalarda Belirsizlik Hâkim
Netanyahu’nun, gecikmenin yalnızca İran hükümetine yarayacağını savunarak Trump’a baskı yapması, piyasalardaki risk iştahını bıçak gibi kesti. Yatırımcılar güvenli liman arayışına girerken, doların ve altının bu tür jeopolitik krizlerden beslendiğini unutmamak gerekiyor. Beyaz Saray henüz resmi bir açıklama yapmasa da, CNN’e konuşan üst düzey yetkililer Trump’ın pazar günü verdiği saldırı sinyalinden geri adım attığını doğruluyor. Vatandaşın bu süreçte dikkat etmesi gereken en önemli nokta, döviz ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın raflara yansıma hızıdır. Cebimizi korumak için küresel siyaseti yakından izlemek zorunda kaldığımız bir döneme girdik.






