Epstein’in Gizli Mirası Ortaya Çıktı
ABD tarihinin en karanlık figürlerinden biri olan Jeffrey Epstein’in ölümünden önce kurduğu planlar, Adalet Bakanlığı kayıtlarının sızmasıyla yeniden gündeme bomba gibi düştü. New York Times’ın ulaştığı resmi belgelere göre, çocuk istismarı ve fuhuş ağı kurmak suçlamasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarderin, ölümünden birkaç yıl önce spermlerini dondurduğu ortaya çıktı.
Sızan belgeler, Epstein’in 9 Mayıs 2016 tarihinde imzaladığı özel bir sözleşmeyle spermlerinin saklama koşullarını garanti altına aldığını gösteriyor. Sözleşmede yer alan en çarpıcı detay ise, milyarderin ölümü halinde dondurulmuş spermlerinin imha edilmeyip doğrudan varislerinin ya da yasal temsilcilerinin kontrolüne geçmesi yönündeki talimatı oldu.
Sperm Bankasından Dikkat Çeken Savunma
Epstein’in bu işlemleri California Cryobank aracılığıyla yürüttüğü belirlendi. Olayın kamuoyuna yansımasının ardından gözler anında adı geçen kuruma çevrildi. Sperm bankasının çatı kuruluşu olan CooperCompanies, konuyla ilgili hızlı bir açıklama yapmak zorunda kaldı.
Şirket yetkilileri, ellerinde Jeffrey Epstein ile ilişkili herhangi bir biyolojik numunenin şu anda bulunmadığını iddia etti. Ancak milyarderin imzaladığı sözleşmenin varlığı ve bu numunelerin daha sonra kimlerin eline geçtiği sorusu, olayın üzerindeki gizem perdesini daha da kalınlaştırıyor. Uzmanlar, bu durumun yasal mirasçılar arasında yeni bir hukuk savaşı başlatabileceğini belirtiyor.
Dünyayı Sarsan Ağın Aktörleri Kimlerdi?
En küçüğü 14 yaşında olan düzinelerce kız çocuğuna yönelik organize cinsel istismar ağı kuran Epstein, 10 Ağustos 2019’da tutuklu bulunduğu Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. Ölümü, resmi raporlara intihar olarak geçse de arkasındaki sır perdesi hiçbir zaman tam anlamıyla aralanamadı.
Dava dosyalarında adı geçen isimler ise küresel elitlerin bu ağla olan ilişkisini gözler önüne sermişti. Eski ABD Başkanları Bill Clinton ve Donald Trump, İngiliz Kraliyet ailesinden Prens Andrew, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ve dünyaca ünlü sanatçı Michael Jackson gibi isimlerin belgelerde yer alması, olayın boyutunu sıradan bir suç dosyasının çok ötesine taşımıştı.
FBI ve Adalet Bakanlığı her ne kadar organize bir suikast veya komplo iddiasını reddederek ölümün intihar olduğunu savunsa da, son ortaya çıkan biyolojik miras planı, Epstein’in geleceğe yönelik çok daha büyük tasarıları olduğunu kanıtlar nitelikte.
Kaynak: Hürriyet





