MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Putin’den Trump’a İran teklifi: Ukrayna masada mı?

Ankara Koridorlarında Rusya-İran Trafiği

Ortadoğu’da taşlar yerinden oynamışken, St. Petersburg’dan gelen son haberler Ankara’nın diplomasi kulislerini de hareketlendirdi. 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail müdahalesinin ikinci ayı dolarken, sahadaki askeri tıkanmışlık yerini kirli bir diplomasi trafiğine bıraktı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Putin ile yaptığı 2 saatlik görüşme, sadece Tahran ve Washington hattını değil, aslında Ukrayna cephesini de yakından ilgilendiriyor.

Diplomatik kaynaklar, Putin’in bu görüşmeyle Trump’a bir ‘çıkış kapısı’ araladığını fısıldıyor. Beyaz Saray’da ‘kazandık’ naraları atan Trump’ın, aslında Körfez’deki bataklıktan onurlu bir şekilde nasıl çekileceğini kara kara düşündüğü sır değil. İşte tam bu noktada Putin devreye giriyor. Rus liderin amacı çok net: İran dosyasını çözme karşılığında, Ukrayna savaşında Moskova’nın elini güçlendirecek, kârlı bir taviz koparmak. Yani masada sadece uranyum değil, Avrupa’nın sınırları da tartışılıyor.

Uranyum Garantörlüğü: Trump’a Sunulan Havuç

Zirvenin en can alıcı noktası ise nükleer garanti meselesi. Putin, İran’ın elinde bulunan ve silah yapımına uygun olan yaklaşık 460 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumun Rusya’ya nakledilmesini öneriyor. Bu hamle, Trump için bulunmaz bir nimet. Trump, Amerikan kamuoyuna ‘İran’ın nükleer silah kapasitesini elinden aldık, tehlikeyi Moskova’ya hapsettik’ diyerek büyük bir zafer ilanı yapabilir.

Ancak bu durum, İran’ın pes ettiği anlamına gelmiyor. Arakçi’nin St. Petersburg’daki ‘Taviz vermeyeceğiz’ çıkışı, Tahran’ın masaya kendi şartlarıyla oturduğunun göstergesi. İran yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın kaldırılmasını nükleer başlıklardan ayırarak, öncelikle ekonomik nefes almayı hedefliyor. Rusya ise bu karmaşık denklemde hem hakem hem de oyun kurucu rolünü pekiştiriyor.

Hürmüz ve Nükleer: İkili Takvim Stratejisi

Beyaz Saray’a yakın çevrelerden sızan bilgilere göre, Tahran’ın yeni teklifi masayı ikiye bölüyor. İlk aşamada Hürmüz’deki karşılıklı deniz ablukasının sonlandırılması, nükleer tartışmaların ise daha sonraki bir takvime yayılması isteniyor. Trump’ın ulusal güvenlik ekibiyle yaptığı gece yarısı toplantısı, Washington’ın köşeye sıkıştığının en büyük kanıtı. Eğer bu formül kabul edilirse, Ortadoğu’da sıcak çatışma yerini uzun ve sancılı bir müzakere sürecine bırakacak.

Peki, bu denklemden Türkiye nasıl etkilenecek? Ankara temsilcisi olarak şunu söyleyebilirim: Bölgedeki her türlü gerilim düşüşü Ankara için bir nefes borusu olsa da, Rusya’nın Ortadoğu üzerinden Ukrayna’da elde edeceği kazanımlar dengeleri yeniden sarsabilir. Diplomasi trafiği gösteriyor ki, kazananın henüz belli olmadığı bu satranç tahtasında, şah ve mat hamlesi hala Putin’in cebinde saklı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir