MENÜ
22 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,4643 ▲ %0,03
EURO 53,1148 ▼ %0,36
ALTIN 6.260,32 ▲ %0,88

Ortadoğu’nun En Değerli Yatırımı Vuruldu: Bu Faturayı Kim Ödeyecek?

Bilim Yuvası mı, Savaş Meydanı mı?

Ortadoğu’da barut kokusu bu kez laboratuvar önlüklerine sindi. İran’ın bilimsel kalesi, dünya sıralamalarında adından söz ettiren Şerif Teknoloji Üniversitesi, İsrail ve ABD saldırılarının hedefi oldu. Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin bu saldırıyı ‘İran’ın MIT’sini bombalamak’ olarak tanımlaması boşuna değil. Mesele sadece beton yığınlarının yıkılması değil, bir ülkenin on yıllardır ilmek ilmek işlediği yetişmiş insan sermayesinin, yani en pahalı yatırımının hedef alınmasıdır. Bu, sadece bir askeri operasyon değil, bir milletin geleceğine kesilmiş en ağır faturadır.

Bombanın Ekonomik Etkisi: Beyin Göçü ve Teknoloji Kaybı

Bir füze birkaç bin dolara mal olabilir ama bir mühendisin, bir bilim insanının yetişmesi milyon dolarlık bir süreçtir. Şerif Üniversitesi, İran’ın dünyaya açılan en büyük teknolojik penceresiydi. Burayı vurmak, o pencereyi sadece kapatmak değil, camlarını içeridekilerin üzerine indirmektir. Ekonomik perspektiften baktığımızda, bu tür saldırılar bölgedeki risk primini tavan yaptırırken, teknolojik kalkınma hamlelerini de yıllarca geriye götürür. Yatırımcı güveni zaten pamuk ipliğine bağlıyken, bilim merkezlerinin hedef tahtasına oturtulması, bölgedeki kalifiye iş gücünün kaçış biletlerini erkenden almasına neden olur. Kaçan her beyin, ülkenin kasasından çıkan milyarlarca dolar demektir.

Erakçi’den Sert Tepki: Bilim Yıldızlara Kadar Uzansa da…

Erakçi, tepkisini dile getirirken 1400 yıllık bir geleneğe ve Hz. Muhammed’in ‘Bilim Ülker yıldız kümesinde bile olsa İranlılar ona ulaşır’ sözlerine atıf yaptı. Bu sadece duygusal bir çıkış değil; bir direnç beyanıdır. Ancak reel ekonomi duygusallığı pek sevmez. Bilimsel altyapının zarar görmesi, İran’ın sanayi üretiminden enerji verimliliğine kadar her alanda dışa bağımlılığının artması demektir. Eğer bir ülkenin ‘beyin merkezi’ saldırıya uğruyorsa, o ülkenin yarınki büyüme rakamlarından, ihracat kapasitesinden ve kendi kendine yetme iddiasından çalınıyor demektir. Saldırganların asıl hedefi de zaten budur: Bir toplumu sadece askeri olarak değil, zihinsel ve ekonomik olarak da diz çöktürmek.

Küresel Piyasalarda ‘Bilim’ Gerginliği

Haberin piyasalara yansıması ise her zamanki gibi sert oldu. Eğitim ve teknoloji merkezlerinin hedef seçilmesi, çatışmanın boyut değiştirdiğinin en net kanıtı. Artık sadece askeri üsler değil, bir milletin geleceği masada. Bu durum, enerji koridorlarından lojistik hatlara kadar her noktada maliyetlerin artacağı anlamına geliyor. Bizim soframıza yansıyan enflasyonun, cebimizdeki paranın erimesinin bir sebebi de işte bu durmak bilmeyen gerilimler ve yok edilen değerlerdir. Saldırganların gücümüzü görecekler çıkışının ardında ise bölgedeki belirsizliğin daha da derinleşeceği gerçeği yatıyor. Bu fatura sadece İran’a değil, istikrar arayan tüm bölge ekonomisine kesiliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir