Küresel Rekabet ve Akdeniz’in Stratejik Önemi
Ankara’da Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ev sahipliğinde düzenlenen “NATO Zirvesi Diyalogları” panelinde, Doğu Akdeniz’deki enerji güvenliği ile Kuzey Afrika ve Sahel bölgesindeki istikrarsızlıklar ele alındı. Türk Atlantik Konseyi ile Hariciye Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi tarafından organize edilen panelde bölgedeki jeopolitik gelişmeler masaya yatırıldı.
Atlantik Anlaşması Birliği (ATA) Başkanı Theodossios Georgiou’nun moderatörlük yaptığı etkinlikte konuşan eski ATA Başkanı Prof. Dr. Fabrizio W. Luccioli, Akdeniz’in sadece bir havza olmadığını; güvenlik, enerji, teknoloji ve ticaretin kesişim noktası haline geldiğini belirtti. Luccioli; denizaltı kabloları, kritik mineraller ve yapay zekanın jeopolitik rekabetin yeni unsurları haline geldiğini vurguladı.
Çin’in güney bölgelerindeki politikalarına değinen Luccioli, ülkenin altyapı yatırımları ve teknoloji aracılığıyla nüfuz alanı oluşturmayı hedeflediğini söyledi. Kuşak ve Yol Girişimi üzerinden şekillenen bu adımların NATO’nun gelecekteki yol haritası için belirleyici olduğunu ifade etti.
Ömer Önhon’dan Binyamin Netanyahu’ya Tepki
Panelistlerden emekli Büyükelçi Ömer Önhon, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki istikrarsızlıkların ittifak güvenliğini doğrudan etkilediğini dile getirdi. Türkiye’nin Irak ve Suriye sınırındaki jeopolitik risklere dikkat çeken Önhon, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarını eleştirdi.
Ömer Önhon, bir yabancı hükümet başkanının NATO müttefiklerine Türkiye’ye silah vermeme çağrısı yapmasının tutarsız olduğunu ifade etti. Önhon, İsrail hükümetinin mevcut politikalarının güvenliği sağlamaktan ziyade dini radikal ve yayılmacı motivasyonlara dayandığını belirtti.
Türkiye’nin Bölgedeki Askeri Gücü
Güvenlik ve savunma analisti Burak Yıldırım ise NATO bünyesinde üye ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları çözecek etkin mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki temel sorun alanlarına değinen Yıldırım, bölgedeki başlıca huzursuzluk kaynağının İsrail olduğunu savundu.
Türkiye’nin bölgedeki diğer aktörlerle kıyaslandığında en büyük askeri güce sahip olduğunu belirten Yıldırım, ülkenin savunma kapasitesinin önemine dikkat çekti.
Kaynak: Hürriyet






