Ölümünden Bile Servet Üreten Küresel Sömürü Çarkı
Küresel piyasalar sadece mutfaktaki ekmeğimize göz dikmekle kalmıyor, insan onurunu ve hatıraları da acımasız birer yatırım aracına dönüştürüyor. Bunun en çarpıcı örneği, ölümünün üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen vahşi kapitalizmin pençesinden kurtulamayan efsanevi isim Marilyn Monroe. Bugün 100. doğum günü olan ünlü aktrisin adı etrafında dönen milyar dolarlık endüstri, finans dünyasının ahlaki sınırları nasıl paspas ettiğini gözler önüne seriyor. Sıradan vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, küresel elitler ölmüş bir kadının en mahrem anılarını, hatta tıbbi röntgenlerini bile birer finansal varlık olarak alıp satıyor.
Vahşi Kapitalizmin Yeni Yatırım Aracı: Mahrem Röntgenler
Piyasa aktörleri için artık hiçbir şey kutsal değil. Marilyn Monroe’nun 1954 yılında çektirdiği jinekolojik ve göğüs röntgenleri, açık artırmalarda on binlerce dolara alıcı buluyor. Jinekoloğu tarafından çekilen ve kadının en özel sağlık sorunlarını barındıran bu görüntüler, kapitalist piyasanın en gözde parçalarından biri haline geldi. 2010 yılında bir tıp merkezinin arşivinden sızdırılan bu belgeler tam 45 bin dolara satıldı. Sadece bununla da kalmadı; ölümünden sonra morga götürüldüğünde, naaşından çalınan saç telleri ve göğüs dolguları bile internet sitelerinde açık artırmaya çıkarıldı. İnsan bedeni, borsa endekslerindeki hisse senetleri gibi amansızca ticarileştirildi.
Dostlarına Bıraktığı Miras Nasıl Yağmalandı?
Monroe, ölümünden önce hazırladığı vasiyetnamesinde tüm kişisel eşyalarını oyunculuk koçu Lee Strasberg’e bırakmış ve bunların yakın arkadaşlarına dağıtılmasını istemişti. Ancak kapitalist hırs vasiyet dinlemedi. Strasberg’in ölümünün ardından miras, üçüncü eşi Anna’ya geçti ve bu eş, eşyaları “Yüzyılın Satışı” adıyla düzenlenen devasa bir müzayedede 13 milyon dolardan fazla bedelle nakde çevirdi. Bununla da yetinilmeyip, aktrisin imaj haklarının yüzde 80’i dev bir holdinge satıldı. Bugün gelinen noktada, yapay zekayla üretilen dijital Marilyn prototipleri üzerinden küresel sermaye hâlâ milyon dolarlar kazanmaya devam ediyor.
Milyonerlerin Yeni Eğlencesi: Tarihi Elbiseyi Yırtmak
Sömürünün son perdesi ise lüks tüketim çılgınlığının tavan yaptığı etkinliklerde sergileniyor. Monroe’nun Başkan Kennedy’ye şarkı söylerken giydiği ve 2016 yılında 3,9 milyon sterline satılan tarihi kristal elbise, popüler kültür figürleri tarafından sıradan bir oyuncak gibi kullanıldı. Kim Kardashian’ın sadece birkaç dakikalık şov uğruna müzeden ödünç alıp giydiği bu paha biçilemez elbisenin dikişleri patladı ve kumaşı geri dönülemez şekilde zarar gördü. Vatandaşın temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlandığı küresel düzende, elitlerin milyon dolarlık hatıraları kendi kişisel zevkleri için nasıl tahrip ettiğini ibretle izliyoruz. Bu sistem, canlısını sömürdüğü insanın ölüsünden bile kar elde etmenin yolunu mutlaka buluyor.
Kaynak: Hürriyet






