MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Netanyahu’nun Yılan Hikayesine Dönen Davasında Şok Karar

Adalet Koridorlarında Güvenlik Kalkanı

İsrail siyasetinin en karanlık labirentlerinden biri olan Binyamin Netanyahu’nun yolsuzluk davasında bugün beklenen gelişme yine yaşanmadı. Yaklaşık iki ay aradan sonra kürsüye çıkması ve ifade vermesi planlanan Başbakan, son dakikada gelen bir kararla adliye koridorlarından uzak kalmayı başardı. Bu durum sadece basit bir erteleme değil, aslında İsrail hukuk sisteminin ne kadar tıkandığının ve siyasi gücün yargı üzerindeki baskısının somut bir verisidir. Mahkemenin başlamasına sadece bir saat kala gelen bu iptal kararı, kamuoyunda adaletin hızı konusundaki şüpheleri daha da derinleştirdi.

Netanyahu’nun avukatı Amit Hadad’ın sunduğu ve mahkeme tarafından kabul edilen dilekçenin gerekçesi ise tanıdık: ‘Güvenlik’. İran ile yaşanan gerilimleri ve bölgedeki askeri hareketliliği siper eden savunma kanadı, bu bahaneyi kullanarak yargı sürecini bir kez daha belirsiz bir tarihe öteledi. Ancak analitik bir bakış açısıyla verilere baktığımızda, ABD ve İran arasındaki ateşkesin üzerinden iki hafta geçmiş olması, sunulan güvenlik gerekçelerinin rasyonelliğini ciddi şekilde sorgulatıyor. İşte tam da bu noktada, hukukun neden yavaş işlediği sorusu, neden kaybediyoruz sorusunun cevabı haline geliyor.

Rakamlarla Netanyahu Dosyası: 1000, 2000 ve 4000

Peki, İsrail Başbakanı neden bu kadar ısrarla mahkemeden kaçıyor ve neden her fırsatta zaman kazanmaya çalışıyor? Dosyaların içeriğine indiğimizde tablonun vahameti netleşiyor. 1000 numaralı dosya iş insanlarından alınan lüks hediyeleri, 2000 numaralı dosya bir gazete patronuyla yapılan gizli pazarlıkları, 4000 numaralı dosya ise telekomünikasyon devi Bezeq üzerinden yapılan devasa rüşvet ve medya manipülasyonu iddialarını kapsıyor. Bu üç koldan gelen suçlamalar; rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma gibi ağır ithamları barındırıyor. Kaybedilen her dakika, Netanyahu için siyasi ömrünü uzatma hamlesinden başka bir şey değil.

Trump’ın Mektubu ve Af Talebinin Perde Arkası

Olayın uluslararası boyutu ise işleri daha da trajikomik bir hale getiriyor. Kasım 2025 tarihinde Donald Trump’ın İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’a gönderdiği o mektup, davanın nasıl küresel bir satranç tahtasına dönüştüğünün ispatıydı. Trump’ın ‘dostunu’ kurtarmak için devreye girmesi, Netanyahu’nun elini güçlendirmeye yetmemiş olacak ki, daha önce ‘Asla af dilemeyeceğim’ diye meydan okuyan Başbakan, 2025 yılının sonunda bizzat Herzog’un kapısını çalmak zorunda kaldı. Yaklaşık altı yıldır süregelen bu dava süreci, artık bir adalet arayışından çok, bir siyasetçinin hukuk sistemine karşı verdiği direnç testine dönüştü. Veriler bize gösteriyor ki; ertelemeler arttıkça toplumun adalete olan güveni aynı hızla eriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir