MENÜ
21 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Netanyahu’dan Kritik Gazze Kararı: Tek Başına Hamle

Koalisyon Devri Kapandı: Netanyahu Resti Çekti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Güvenlik Kabinesi’nde yaptığı son açıklamalar, Gazze Şeridi’ndeki krizin seyrini tamamen değiştirecek nitelikte. Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılması için kurulması planlanan uluslararası koalisyon fikrinin artık gerçekçi olmadığını belirterek, İsrail’in bu operasyonu kendi imkanlarıyla yürütmek zorunda kalacağını açıkça ifade etti. Bu hamle, sadece bir askeri strateji değişikliği değil, aynı zamanda uluslararası diplomatik zeminde atılmış büyük bir rest olarak okunmalı.

Hürmüz Benzetmesi ve Diplomatik Mesajın Şifreleri

Netanyahu’nun bu kararını gerekçelendirirken ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı trafiğe açma konusundaki koalisyon girişimini örnek göstermesi oldukça manidar. Trump’ın o dönemde yaşadığı başarısızlığı referans alan Netanyahu, aslında müttefiklerine şu mesajı veriyor: ‘Size güvenemeyiz’. Bu kıyaslama, İsrail’in operasyonel süreçte dış müdahalelere ve diplomatik yavaşlamalara tahammülü kalmadığının en somut göstergesi. Sahadaki askeri gerçeklerin, masa başındaki koalisyon pazarlıklarından daha ağır bastığı bir döneme giriyoruz.

60 Günlük Süre Doluyor: Geri Sayım Başladı

Şubat ayında Beyaz Saray’da gerçekleşen görüşmelerde sızan ’60 günlük süre’ detayı, bugün yaşananların temel taşını oluşturuyor. İsrail Hükümet Sekreteri Yossi Fuchs’un daha önce belirttiği üzere, Hamas’a silah bırakması için tanınan sürenin sonuna gelinmesi, Netanyahu’nun ‘yalnız hareket etme’ kararını tetikleyen asıl unsur gibi görünüyor. Hamas’ın bireysel silahlara kadar tüm cephanesini teslim etmesi talebi, askeri literatürde bir teslimiyet şartıdır. Bu şartın yerine getirilmemesi durumunda İsrail’in ilan ettiği ‘savaşa geri dönüş’ senaryosu, artık koalisyon ortaklarının onayı olmadan, tamamen Tel Aviv’in kontrolünde gerçekleşecek.

Yalnız Hareket Etmenin Bölgesel Riskleri

İsrail’in ‘kendi başımıza yapacağız’ çıkışı, bölgedeki jeopolitik dengeleri de altüst etme potansiyeline sahip. Bu karar, operasyonun sınırlarının ve şiddetinin kimse tarafından denetlenemeyeceği bir süreci beraberinde getirebilir. Hamas’ın silahsızlandırılması hedefi, sivil yerleşim bölgelerindeki yoğunluk göz önüne alındığında, İsrail’in uluslararası hukuk karşısında daha sert eleştirilere maruz kalabileceği bir yolu tercih ettiğini gösteriyor. Ancak Netanyahu yönetimi için bu risk, ‘işi bitirmek’ adına göze alınmış gibi duruyor. Önümüzdeki günlerde Gazze koridorunda beklenen askeri hareketlilik, sadece bölgeyi değil, küresel enerji ve güvenlik koridorlarını da doğrudan etkileyecektir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir