İsrail’in önde gelen medya organlarından Maariv gazetesi, Türkiye’nin askeri kapasitesi ve yerli savunma sanayisinde ulaştığı seviyeyi ele alan kapsamlı bir analiz yayımladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgesel etkisinin ve teknolojik gelişiminin incelendiği haberde, Ankara’nın savunma sanayisindeki bağımsızlık adımları İsrail güvenlik stratejileri açısından yeni bir bölgesel denklem olarak değerlendirildi.
Maariv Gazetesi Türkiye’nin Savunma Sanayisi Sıçramasını Yazdı
Analizde, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölge politikaları ve değişen güvenlik dinamiklerinin ardından İsrail’in yeni bir stratejik durumla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Haberde, İsrail güvenlik bürokrasisinin odağının askeri ve teknolojik gücünü hızla artıran Türkiye’ye yöneldiği aktarıldı. Türk savunma sanayisinin modern ve bağımsız bir yapıya ulaştığı, bu gelişimin askeri ihtiyaçları karşılamanın ötesinde ekonomik ve diplomatik bir güç aracına dönüştüğü vurgulandı.
Yüzde 80 Yerlilik Oranı ve Envanter Gücü
Türkiye’nin askeri teçhizatta ulaştığı yerlilik oranının yaklaşık yüzde 80 seviyesinde olduğu kaydedildi. Yerli hava savunma sistemlerinden zırhlı araçlara kadar geniş bir üretim kapasitesine sahip olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanter detayları analizde paylaşıldı. Yaklaşık 200 F-16 ve taarruz helikopterinden oluşan hava gücünün yanı sıra, 14 denizaltı, fırkateynler ve bir helikopter gemisini barındıran deniz kuvvetlerinin bölgedeki caydırıcılığına dikkat çekildi.
Bayraktar TB2 ve Sınır Ötesi Operasyon Deneyimi
Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçlarının Dağlık Karabağ, Libya ve Ukrayna’daki muharebe sahalarında gösterdiği askeri etkinlik analizde geniş yer buldu. Bu sistemlerin Körfez, Afrika ve Kafkasya bölgeleri dahil olmak üzere 34 ülkeye ihraç edilerek küresel pazarda kritik bir konuma ulaştığı ifade edildi. Ayrıca Türk ordusunun Katar, Somali, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Libya ve Suriye’deki askeri varlığı ile Irak’ın kuzeyinde yürütülen operasyonların orduya yüksek düzeyde operasyonel tecrübe kazandırdığı belirtildi.
Mavi Vatan Doktrini ve Bölgesel Etki
Türkiye’nin Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’deki deniz yetki alanlarını kapsayan Mavi Vatan doktrini, deniz stratejisinin temel direği olarak nitelendirildi. Güçlenen Türk donanmasının bölgedeki enerji ve güvenlik denklemlerinde doğrudan belirleyici bir rol üstlendiği kaydedildi. Maariv, analizinde Türkiye’nin savunma sanayisi ihracatı, saha tecrübesi ve askeri gücüyle bölgesel dengeleri şekillendiren öncelikli aktörlerden biri haline geldiğini vurguladı.
Kaynak: Hürriyet






