MENÜ
22 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,4654 ▲ %0,04
EURO 53,2300 ▼ %0,15
ALTIN 6.264,70 ▲ %0,95

Mutfaktaki Yangın Büyüyor: Trump Konuştu, Petrol Fiyatları Fırladı!

Piyasalarda Trump Şoku: Sözler Güven Vermedi

Sokakta herkesin ağzında aynı soru var: “Bu işin sonu nereye varacak?” Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar ekranlarda pembe bir tablo çizse de, cüzdanımızdaki gerçek bambaşka bir hikaye anlatıyor. New York Times’ın deneyimli muhabiri David E. Sanger’ın son analizi, durumun hiç de iddia edildiği gibi toz pembe olmadığını gözler önüne serdi. Trump’ın İran ile yaşanan gerilimi bitirme noktasındaki vaatleri, ne yazık ki şu ana kadar somut bir karşılık bulabilmiş değil. Başkan, ekran karşısına geçip “her şey kontrol altında” dediği anda, piyasalar bu sözlere adeta sırtını döndü ve petrol fiyatları bir gecede yüzde 8 fırladı.

Hürmüz Boğazı ve Cep yakan Akaryakıt Fiyatları

Trump’ın Ulusa Sesleniş konuşması, Amerikalılara ve dünyaya savaşın maliyetinin geçici olduğu mesajını vermeyi amaçlıyordu. Ancak sokaktaki insanın derdi, bu çatışmanın pazar arabasına ve benzin deposuna nasıl yansıdığı. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker krizi çözülmedikçe, nakliye maliyetlerinden gıda fiyatlarına kadar her şeyin artması kaçınılmaz görünüyor. Trump, boğazın çatışmalar bittiğinde “kendiliğinden açılacağını” iddia etse de, yatırımcılar ve enerji devleri bu kadar iyimser değil. Krizin ortasında bir çözüm sunulmaması, belirsizliği körüklüyor ve bu belirsizlik doğrudan bizim cebimize yansıyor.

Çelişkili Mesajlar ve Müttefiklerin Öfkesi

Trump’ın stratejisi tam bir yapboz gibi, ama parçalar bir türlü yerine oturmuyor. Bir gün “rejim değişikliği istiyoruz” diyor, ertesi gün “amacımız bu değil” diyerek geri adım atıyor. Bu tutarsızlık sadece bizi değil, müttefiklerimizi de çileden çıkartmış durumda. İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın “Bu bizim savaşımız değil” çıkışı, Avrupa’nın bu tehlikeli oyuna dahil olmak istemediğinin en net kanıtı. Trump ise kapalı kapılar ardında müttefikleriyle dalga geçmeye devam ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a yönelik alaycı tavırları, diplomatik krizin askeri kriz kadar derin olduğunu gösteriyor. Kimse bu ekonomik ve enerji kaosunun parçası olmak istemiyor.

“Taş Devri” Tehdidi ve Çıkmaza Giren Diplomasi

Başkan’ın dilinden düşürmediği “İran’ı Taş Devri’ne gönderme” tehdidi, aslında büyük bir stratejik boşluğun üzerini örtmek için kullanılıyor. Ortada ne bir diplomasi masası var ne de İran halkına sunulan bir umut. Sadece darbelerden ve askeri müdahalelerden bahsediliyor. İran ise Trump’ın bu baskısının borsa ve petrol fiyatları üzerinden kendisine döneceğini bilerek beklemeye geçmiş durumda. Trump’ın “iki hafta içinde çekiliriz” vaadi, bölgedeki gerçeklerle uyuşmuyor. Hark Adası’nı ele geçirmekten bahseden bir yönetimin, bu kaosu nasıl sessizce bitireceği hala büyük bir muamma. Görünen o ki, bu belirsizliğin faturasını daha uzun süre ödemeye devam edeceğiz.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir