MENÜ
18 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,4497 ▲ %0,18
EURO 53,2412 ▼ %0,48
ALTIN 6.311,40 ▼ %0,52

Mescid-i Aksa’da Bayram Namazına Müdahale: Kudüs’te Gergin Sabah

Kudüs’ün kalbinde, kutsal Ramazan Bayramı sabahı, yüzlerce Filistinli, ilk kıbleleri Mescid-i Aksa’ya ulaşma umuduyla Selahaddin Caddesi’nde toplandı. Ancak bu kutlu yolculuk, İsrail polisinin sert müdahalesiyle yarıda kesildiğinde, barış ve ibadet bekleyenler için bayram coşkusu yerini derin bir hüzne bıraktı.

Mescid-i Aksa Yolunda Gergin Anlar

Sabahın erken saatlerinde, Sahire Kapısı’ndan Eski Şehir’e geçerek Mescid-i Aksa’ya varmak isteyen Filistinliler, beklenmedik bir engelle karşılaştı. İsrail polisi, barışçıl bir şekilde tekbir getiren bu kalabalığa ses bombaları ve coplarla acımasızca müdahale etti. İbadet etme hakkını arayan masum vatandaşlar, yoğun baskı karşısında geri çekilmek zorunda kalarak, kutsal mekâna ulaşma hayallerinden mahrum bırakıldı.

Kutsal Mabet Yerine Caddelerde Kılındı

Mescid-i Aksa’nın kapılarının beklenmedik bir şekilde kapanmasıyla, Müslümanlar bayram namazlarını sokaklarda eda etmek zorunda kaldı. Selahaddin Caddesi ve Vadi el-Cevz Mahallesi’nde yollara serilen seccadeler üzerinde, hüzünlü bir tevekkülle namaz kılındı. Plastik bir tabureye çıkarak cemaate kısa bir vaaz veren imamın ‘Ey Allahım, ezilenlere zafer ver’ yakarışı, o anki ruh halini ve bölgedeki derin acıyı net bir şekilde gözler önüne serdi. Bu dramatik olay, 1967’deki Doğu Kudüs işgalinden bu yana, bir bayram namazı sırasında Mescid-i Aksa’nın ilk kez tamamen kapatılmasıyla tarihi bir kırılma noktasına işaret etti.

Hayal Kırıklığı ve Uluslararası Tepkiler

Bu yürek burkan tablo karşısında Filistinlilerin yaşadığı derin hayal kırıklığı, Zeyid Mona’nın Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada yankı buldu: ‘Mescid-i Aksa’nın olmadığı bir Ramazan çok hüzünlü bir duygu, sanki kalbin kırılmış gibi bir his.’ Bu sözler, sadece bir bireyin değil, tüm bir toplumun ruhunda açılan yarayı ifade ediyordu. Öte yandan, olayın gerginliğini artıran bir başka gelişme olarak, Mescid-i Aksa’yı çevreleyen Eski Şehir surlarına yakın bir noktaya düşen balistik füze parçası, bölgedeki hassasiyeti bir kez daha gözler önüne serdi. Filistin Kızılayı, bu olayda bir kişinin yaralandığını bildirirken, hasarın boyutu hakkında henüz detaylı bilgi verilmedi. Yaşanan bu kabul edilemez müdahaleler, uluslararası kamuoyunda da sert tepkilere yol açtı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail’in bu saldırısını ‘Hukuk, ilke ve değer tanımayan İsrail’in bu barbarlığı, utanç sayfalarına bir yenisi olarak eklenmiştir’ sözleriyle şiddetle kınayarak, olayın hukuki ve insani boyutuna dikkat çekti. Bu tür engellemeler, sadece ibadet özgürlüğüne değil, aynı zamanda Ortadoğu’daki kırılgan barış sürecine de ağır darbeler vuruyor.

Üç Semavi Din İçin Kudüs’ün Kalbi

Mescid-i Aksa, sadece Müslümanlar için değil, aynı zamanda Yahudiler ve Hıristiyanlar için de eşsiz bir öneme sahip. Yaklaşık 144 dönümlük geniş bir alanı kapsayan bu kutsal yerleşke, Doğu Kudüs’teki Eski Şehir’de, Harem-üş Şerif olarak bilinen alanın kalbinde yer alıyor. İçerisinde, Müslümanların gözbebeği olan Kubbet-üs-Sahra ve MS 8. yüzyılda inşa edilen El-Aksa ya da Kıble Camii’ni barındırıyor. Yahudi inancına göre, Süleyman Tapınağı’nın kalıntıları burada bulunuyor ve Yahudiliğin en kutsal mekânlarından Ağlama Duvarı da aynı yerleşke içinde yer alıyor. Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın bu tapınakta ders verdiğine ve dua ettiğine inanarak, Mescid-i Aksa’yı kendi inançları açısından da kutsal addediyorlar. Bu çok katmanlı kutsallık, bölgeyi dünya üzerindeki en hassas ve stratejik noktalardan biri haline getiriyor. Mescid-i Aksa’nın idaresi, Ürdün Vakıflar İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı’na bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin himayesinde olup, gayrimüslimlerin alanı ziyaret etmesine izin verilirken, cami içinde ibadet etme hakkı yalnızca Müslümanlara tanınıyor. Bu durum, bölgedeki statükoyu ve hassas dengeleri korumaya yönelik uluslararası anlaşmaların temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak son olaylar, bu hassas dengelerin ne kadar kolay bozulabileceğini acı bir şekilde gösteriyor. Bayram namazına erişimin engellenmesi, bölgedeki tansiyonu artırırken, Ortadoğu’nun geleceği adına kaygıları da beraberinde getiriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir