Sandıktan Çıkan Tarihi İrade: Bir Devir Kapanıyor
Budapeşte sokaklarında bu sabah uzun yıllardır hissedilmeyen farklı bir hava var. Macaristan halkı, yüzde 79 gibi tarihi bir katılım oranıyla sandık başına giderek sadece bir oy kullanmadı, adeta ülkenin kaderini yeniden yazdı. Yıllardır Avrupa siyasetinde ‘oyun bozan’ tavırlarıyla tanınan Viktor Orban ve partisi Fidesz, Peter Magyar liderliğindeki Tizsa karşısında ağır bir yenilgi aldı. Yüzde 53,7 oranında oy alarak parlamentoda 138 sandalye kazanan Magyar, sadece hükümeti kurmakla kalmıyor, aynı zamanda anayasayı tek başına değiştirecek güce de kavuşuyor. Bu sonuç, Orban’ın aşılmaz sanılan kalelerinin birer birer yıkıldığının en somut kanıtı olarak karşımızda duruyor.
Orban Döneminin Kilitleri Birer Birer Kırılıyor
Peter Magyar’ın zafer konuşmasındaki en dikkat çekici detay, Orban’ın siyasi geleceğine yönelik hamleleriydi. Magyar, anayasada yapılacak bir değişiklikle başbakanlık görevine iki dönem sınırı getireceklerini ilan etti. Bu hamle, Orban’ın bir daha başbakanlık koltuğuna oturmasını imkansız hale getirmeyi hedefliyor. Sadece bununla da kalmayan yeni lider, Orban’ın sadık müttefiki olarak görülen Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’a da vakit kaybetmeden ‘istifa et’ çağrısında bulundu. Macaristan halkının Avrupa Birliği ve NATO değerlerine olan bağlılığını vurgulayan Magyar, ülkeyi içine düştüğü izolasyondan çıkarma sözü veriyor. Ancak bu değişim süreci, yıllardır kök salmış bir sistemin tasfiyesi anlamına geldiği için sancılı bir dönemin de habercisi.
Brüksel’de Bayram Havası ve Moskova’nın Sessiz Öfkesi
Avrupa Birliği başkentlerinde bu zaferin yankıları ‘derin bir nefes’ olarak nitelendiriliyor. Orban’ın Ukrayna’ya yapılacak yardımları veto etmesi, Rusya ile kurduğu yakın ilişkiler ve AB değerlerine aykırı politikaları Brüksel’i köşeye sıkıştırmıştı. Şimdi ise Peter Magyar’ın gelişiyle birlikte, dondurulan milyarlarca Euro’luk fonların serbest bırakılması ve Macaristan’ın yeniden Avrupa’nın ana akım siyasetine dönmesi bekleniyor. Rusya kanadında ise durum oldukça soğuk. Kremlin Sözcüsü Peskov’un ‘Macar halkının seçimine saygı duyuyoruz’ şeklindeki mesafeli açıklaması, Putin’in Avrupa’daki en güçlü kalesini kaybettiğinin dolaylı bir itirafı gibi. Moskova artık Budapeşte’de koşulsuz bir destekçi yerine, çıkarlarını sert bir şekilde savunan pragmatik bir rakip görecek.
Yeni Dönemde Macaristan’ı Ne Bekliyor?
Peter Magyar’ın önünde zorlu bir yol haritası var. Bir yandan AB’nin beklediği hukuk devleti reformlarını hayata geçirmek, diğer yandan halkın değişim talebine hızlıca yanıt vermek zorunda. Özellikle Ukrayna savaşı konusundaki dengeli tutumu, hem Batı’nın beklentilerini karşılamaya hem de ülkesinin enerji güvenliğini korumaya yönelik ince bir ip üzerinde yürüdüğünü gösteriyor. Orban döneminin o hırçın ve kutuplaştırıcı dilinden uzaklaşmaya çalışan Macaristan, artık Avrupa’nın sorunlu çocuğu değil, kilit bir aktörü olma yolunda ilerliyor. Bu tarihi değişim, bölgedeki tüm dengeleri altüst ederken, otoriter liderlik anlayışına karşı demokratik taleplerin ne kadar sarsıcı olabileceğini de tüm dünyaya bir kez daha kanıtlıyor.






