MENÜ
11 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,1572 ▲ %0,04
EURO 53,5761 ▲ %0,55
ALTIN 6.244,80 ▲ %3,41

Kudüs Günü Yürüyüşleri: İran’da Savaşın Gölgesinde Siyasi Defans

Savaş Tehditlerine Rağmen Kitleler Sokaklarda

Bölgesel gerilimin zirveye çıktığı bir dönemde, İran’da Ramazan ayının son cuma günü düzenlenen Kudüs Günü yürüyüşleri, rejimin siyasi meydan okumasının ve milli dayanışma çağrısının en net gösterisi oldu. ABD ve İsrail’in artan tehditlerine ve devam eden saldırılarına rağmen on binlerce vatandaş, başkent Tahran başta olmak üzere İsfahan, Tebriz, Kum, Meşhed ve diğer büyük şehirlerde sokaklara döküldü. İran’ın kurucu lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin 1979 devriminden bu yana Filistin davasına destek amacıyla her yıl düzenlenen bu etkinlik, bu yıl çatışmanın gölgesinde çok daha büyük bir risk içeriyordu. Yeni lider Mücteba Hamaney’in katılım çağrısıyla desteklenen yürüyüşler, bölgedeki savaşın ortasında rejimin halk desteğini gösterme çabası olarak yorumlandı.

Sivil Hedefler Üzerindeki Baskı ve Psikolojik Harp

Yürüyüşlerin hemen öncesinde yaşananlar, olayın sadece bir gösteri olmadığını, aynı zamanda bir psikolojik harp ortamında gerçekleştiğini ortaya koydu. İsrail ordusu, son 24 saatte İran’ın batı ve orta kesimlerindeki 200’den fazla askeri hedefi vurduğunu açıkladı. Daha da çarpıcısı, İsrail ordusu yürüyüş sabahı Tahran Üniversitesi çevresi ve İnkılap Caddesi için Farsça tahliye uyarısı yayımlayarak bu bölgede operasyon düzenlenebileceğini duyurdu. Bu uyarı, yürüyüş güzergâhı üzerindeki sivil halk üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan açık bir gözdağıydı. Kısa süre sonra, yürüyüş güzergâhına yakın Firdevsi Meydanı çevresinde meydana gelen şiddetli bir patlama, sivil halkın can güvenliğini doğrudan tehdit etti ve bir kadının şarapnel parçaları nedeniyle hayatını kaybetmesine yol açtı.

Yüksek Rütbeli Yetkililerin Yürüyüşte Duruşu

Bu gergin ve tehlikeli ortama rağmen, İran’ın üst düzey yöneticileri kalabalığın arasına karışarak meydan okumayı bizzat gösterdi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, kalabalıkla birlikte yürüdü. Pezeşkiyan’ın koruma kordonu olmadan halkla selfie çekmesi ve sohbet etmesi, rejimin ne pahasına olursa olsun halkla bütünleşme mesajı verme niyetini yansıtıyordu. Yargı Erki Başkanı Ejei, yürüyüş sırasında devlet televizyonuna açıklama yaparken yakınlarda duyulan patlama seslerine rağmen konuşmasını kesmedi ve “Halkımız bombardımandan korkmuyor, bu yolda yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bu anlar, kriz yönetiminin bir parçası olarak rejimin kararlılığını sergiledi.

Sloganlar ve İç İstihbarat İddiaları

Yürüyüşe katılan kitleler, ellerinde İran ve Filistin bayraklarıyla “İsrail’e ölüm” ve “Amerika’ya ölüm” sloganları atarak, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun fotoğraflarını çiğnedi. Ancak çatışmanın bu açık cephesi dışında, sivil toplumun içinden gelen farklı sesler de mevcut. Amerikan Wall Street Journal gazetesinin haberi, İsrail’in son saldırılarında hedef belirleme sürecinde sahadan gelen sivil kaynaklı bilgileri kullandığını iddia etti. Habere göre, bazı İranlı sivillerin sosyal medya üzerinden Farsça mesajlarla İsrail’e hedef bilgisi ilettiği ve bu bilgilerin operasyonlarda değerlendirildiği öne sürüldü. Bu iddia, rejimin milli dayanışma çağrısının ardında, toplumsal dokuda çatlakların ve muhalefetin de var olduğunu gösteriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir