MENÜ
21 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Küba’dan ABD’ye Sert Rest: Ölürüz de Teslim Olmayız!

Karayipler’de Savaş Tamtamları: Canel’den Hodri Meydan

Sokaktaki insanın kulağı kirişte, Karayip Denizi’nin öte yakasından tansiyonu iliklere kadar hissettiren haberler geliyor. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, öyle lafı dolandırmadan, doğrudan Washington’ın gözünün içine bakarak adeta meydan okudu. Amerikan NBC televizyonunun ‘Meet the Press’ programına konuk olan Canel, ABD’nin Küba topraklarına ayak basması durumunda yaşanacakları tek tek sıraladı. Canel, ‘Eğer bu gerçekleşirse çatışma olur, mücadele olur, kendimizi savunuruz ve eğer ölmemiz icap ediyorsa ölürüz’ diyerek çıtayı en tepeye koydu. Bu sözler sadece bir diplomatik çıkış değil, bir halkın varlık yokluk mücadelesinin ilanı gibi yankılandı.

‘Vatan İçin Ölmek Yaşamak Demektir’

Canel’in açıklamaları sadece bir askeri strateji üzerine değil, doğrudan milli duygular üzerine inşa edilmiş durumda. Kübalıların vatanını ne pahasına olursa olsun savunacağını vurgulayan lider, Küba ulusal marşından alıntı yaparak ‘Vatan için ölmek, yaşamak demektir’ ifadesini kullandı. ABD’nin Küba’ya karşı bir askeri saldırı başlatması, nokta operasyonlar yürütmesi ya da devlet kademesinden birilerini hedef alması için hiçbir haklı gerekçesi olmadığını savunan Canel, olası bir işgal girişiminde halkın topyekun direniş göstereceğinin altını çizdi. Sokaktaki vatandaş için bu açıklamalar, bölgedeki barış umutlarının üzerine düşen kara bir gölge niteliğinde.

Petrol Ambargosu ve Ekonomik Kıskaç

Peki, işler neden bu raddeye geldi? Mesele sadece ideolojik farklılıklar değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik savaş. ABD yönetimi, Küba’ya petrol satan veya tedarik eden ülkelerden gelen mallara gümrük vergisi getiren ağır kararnamelerle Havana’yı köşeye sıkıştırmış durumda. Beyaz Saray, bu adımları ‘ulusal güvenlik’ ve ‘dış politika çıkarları’ olarak pazarlasa da, bu ambargo Küba sokaklarında yakıt kuyrukları ve enerji krizi olarak karşılık buluyor. Küba hükümeti, dışarıdan petrol gelmeden ayakta kalabilmek için acil durum paketlerini devreye alırken, halk her geçen gün daha sertleşen bu ekonomik kuşatmanın gölgesinde yaşam savaşı veriyor.

Dezenformasyon ve Gerçekler Arasında Küba

Gerilim sadece sahada değil, masada da sürüyor. Donald Trump yönetiminin petrol tedariki konusunda görüşmeler başladığı yönündeki iddiaları, Küba hükümeti tarafından anında yalanlanmıştı. Bu karşılıklı atışmalar ve dezenformasyon savaşı, bölgedeki belirsizliği körüklüyor. Canel’in ‘ölümüne direniş’ mesajı, aslında bu baskıların Küba yönetimini pes ettirmediğini, aksine daha da keskinleştirdiğini gösteriyor. Dünya bu restleşmeyi izlerken, Küba halkı ambargonun ağırlığı altında direnmeye devam ediyor. Yaşanan bu süreç, sadece iki ülke arasındaki bir kriz değil, küresel enerji ve siyaset dengelerini de temelinden sarsacak bir potansiyele sahip.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir