MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Küba’da Karanlığa Güneş Doğuyor: Halkın Enerjiyle İmtihanı

Küba denince aklımıza o renkli sokaklar, eski model arabalar ve bitmeyen bir enerji gelirdi. Ancak bugünlerde adanın üzerinden kara bulutlar eksik olmuyor. ABD yaptırımlarının pençesinde kıvranan ülke, tarihin en derin enerji krizlerinden birini yaşıyor. Eskiden gürül gürül akan petrol şimdilerde adeta bir hayal oldu. Halk, saatlerce süren kesintilerle baş başa kalmış durumda. Sokaktaki vatandaşın tek bir derdi var: Buzdolabındaki iki lokma yemeği bozulmadan koruyabilmek ve akşam çöken o koyu karanlığı bir nebze olsun aydınlatabilmek.

Ambargo Kıskacındaki Küba: Petrol Akışı Neden Kesildi?

Peki, ne oldu da işler bu noktaya geldi? Sorunun kökünde derin siyasi hesaplaşmalar yatıyor. Küba’nın en büyük can damarı olan Venezuela’dan gelen petrol sevkiyatı, ABD’nin Nicolas Maduro hükümeti üzerindeki baskıları sonucu tamamen durdu. Yetmedi, Meksika da ABD’nin ek vergi tehditleri karşısında geri adım atarak petrol vanalarını kapattı. Bu durum, adayı tam bir yakıt kıtlığına sürükledi. Hükümet yetkilileri, mevcut durumu Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yaşanan ve ‘özel dönem’ olarak adlandırılan o meşhur 1990’lar krizine benzetiyor. Ancak bu kez teknoloji farklı, halkın çözüm arayışı ise çok daha yaratıcı.

Şubat ayının başından itibaren hükümet, acil durum önlemlerini devreye soktu. Başbakan Yardımcısı Oscar Perez-Oliva Fraga’nın açıklamalarına bakılırsa, devletin tek umudu devasa güneş enerjisi parkları kurmak. Ancak bu projelerin hayata geçmesi zaman alacak gibi görünüyor. Enerji uzmanları, bu tür devasa altyapı dönüşümlerinin yıllar sürebileceğini ve bu süreçte halkın kendi başının çaresine bakmak zorunda kalacağını vurguluyor. Elektrik kesintileri sadece evleri değil, sanayiyi ve gıda üretimini de derinden vurdu.

Çatılarda Yeni Umut: Güneş Enerjisi Tek Kurtuluş mu?

Devletin hantal yapısından umudunu kesen Kübalılar, çözümü gökyüzünde, yani güneşin yakıcı sıcaklığında buldu. Son günlerde Havana sokaklarında nereye baksanız çatıya tırmanan birilerini görüyorsunuz. Güneş panelleri artık lüks değil, bir hayatta kalma aracı haline geldi. İnsanlar biriktirdikleri üç beş kuruşla ya da yurt dışındaki akrabalarının yardımıyla bu sistemleri kurmaya çalışıyor. Küçük bir panel bile, en azından bir vantilatörü çalıştırmak ya da bir ampulü yakmak için altın değerinde. Bu bireysel çabalar, toplumsal bir direnişin ve hayata tutunma isteğinin en net göstergesi.

Ekonomik durgunluğun ve gıda kıtlığının tavan yaptığı bu dönemde, Mart ayında gelmesi beklenen uluslararası insani yardımlar bir nebze olsun nefes aldıracak mı, hep birlikte göreceğiz. Ancak görünen o ki, Küba halkı bu karanlık günleri aşmak için kendi enerjisini kendisi üretmekten başka çare bulamayacak. Uzun vadede güneş enerjisi adanın kurtuluşu olabilir ama o güne kadar Kübalıları çok zorlu bir sınav bekliyor. Şehirler karanlığa gömülse de Küba halkı güneşle aydınlanmanın bir yolunu mutlaka bulacak gibi görünüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir